Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın direnilerek kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, tarafların paylı malik olduğu 20 numaralı parsel ve davacıya ait 21 numaralı parselin davalı tarafından kullanıldığını belirterek ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı duruşmadaki beyanında, dava konusu yeri davacının kardeşinden satın aldığını, kendisine gösterilen yeri ektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ilamıyla bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 14.05.2015 tarihli ve 2014/21838 Esas, 2015/7359 Karar sayılı ilamıyla mahkemece bozmaya uyulmakla kazanılmış hak oluşacağı, bozma ilamında belirtildiği şekliyle karar verilmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararını bozmuş, mahkemece önceki hükümde direnilmesine karar verilmesi üzerine anılan direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen Geçici 4/1. maddesi uyarınca, inceleme yapılmak üzere, dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 08.03.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/194 Karar sayılı hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 32,98 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 21,42 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.