Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I) 5271 sayılı CMK'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve davadan haberdar edilmeyen suçtan zarar gören EPDK vekilinin hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek EPDK vekili ile sanık ...'in temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede ;
1. Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören EPDK'ya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın 234/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2. Sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında ağaç kesim motorlarının servisi olduğunu, satmış olduğu motorların tamir işlerini yaptığını, işyerinde Helix 20,50 mobil, Shell 68, Toros 20 50 gibi taşıt yağlarının satış mümessili olduğunu, farklı markalardaki taşıt yağlarını müşteri talebine göre sattığını beyan etmesi karşısında; sanığın madeni yağ satış faaliyetine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan alınmış bir izin, lisans ve/veya yetki belgesinin bulunup bulunmadığının araştırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Sanığa verilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olan "TCK'nun 52/4." maddesi yerine "TCK'nun 52." maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Dava konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
5. Hakkında verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken ve denetim süresinin herhangi bir yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine karar verilirken uygulama maddeleri olan TCK'nun 51/3. ve 51/6. maddelerinin gösterilmemesi ayrıca hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle uygulanması gereken TCK'nun 51. maddesinin 7,8. fıkralarının gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, EPDK vekilinin ve sanığın temyiz itarazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) 5271 sayılı CMK'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve davadan haberdar edilmeyen suçtan zarar gören EPDK vekilinin hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek EPDK vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören EPDK'ya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın 231/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.10.2007, iddianame düzenleme tarihinin 19.12.2007 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2016/20939 Esas sırasında kayıtlı olan Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/635 Esas, 2013/164 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 19.08.2007, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.11.2007 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, EPDK vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.