Mahkumiyet
Yüklenen suçtan doğrudan zarar gören ve 14.09.2011 tarihindeki duruşmada katılma talebinde bulunan şikayetçi vekilinin katılma talebiyle ilgili herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, CMK'nin 237/2 maddesi uyarınca, müşteki ...’ın katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller, gerekçeli kararda gösterilip, tartışılarak, yüklenen suçun sübutu kabul, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın temyiz nedenlerinin reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.