Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 186 ada 10 parsel sayılı taşınmaza, komşu parsel maliki davalının taşkın yapılaşmak suretiyle müdahale ettiğini, taşkınlığın mülkiyet alanına yaptığı inşaatı engellediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile taşkın kısmın kaldırılarak eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalı, 186 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 1937 yılında edindiğini, üzerindeki evin de bundan evvel yapıldığını, o günden bu yana konut olarak kullandığını, 1970 yılında gerçekleştirilen tapulama tespit çalışmaları sonucu bu yerin bir kısmının davacıya ait imar parseli içerisinde kalıp binanın taşkın hale geldiğini, bu durumun arzu ve iradesi dışında idari karar ile oluştuğundan kusurlu sayılamayacağını, taşkın hale gelen kısmın bulunduğu alanın uygun bir tazminat karşılığında adına tesciline, olmadığı takdirde irtifak hakkı tesisine karar verilmesini istemiştir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…186 ada 11 parsel üzerindeki yapının zemin kat tavan döşeme tabliyesi ile 1.normal katın tavan betonunun saçakları davacıya ait parselin üzerine doğru çıkma olarak havai bir şekilde toplam 1 m2 tecavüzlü olduğu, bu çıkmaların davacıya ait taşınmaza bina yapılmasına engel teşkil ettiği bilirkişice bildirilmiş, mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmiştir. Kadastral yöntemlere ve bilimsel verilere uygun olarak yapılan uygulamaya değer verilmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle, hükmün bu kısmının onanmasına, Öte yandan, elatmanın önlenmesi yanında taşınmaz üzerindeki muhtesatların yıkılması da istenmiştir. Ne varki, mahkemece elatma olgusu sabit görüldüğü halde yıkım konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Hal böyle olunca, yıkım isteği yönünden de bir karar verilmesi gerekirken bu istek hakkında hüküm kurulmaması doğru değildir” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yıkım isteğinin de kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 435,44 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.