Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan babaları Mehmet Ali Dinçer'in kayden maliki olduğu 1377 ada 3 parsel sayılı taşınmazının, vekili davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya satış suretiyle temlik edildiğini, temlikin mirasbırakanın ölümünden sonra yapıldığını, davalıların vekâlet ilişkisinin son bulduğunu bilerek kötüniyetli hareket ettiklerini ileri sürüp, tapu iptali ve mirasbırakan adına tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakan ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, çekişme konusu 1377 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yapılacak olan binada iki adet dairenin mirasbırakana verileceğinin kararlaştırıldığını, mirasbırakanın bu iki daireyi çocukları davacı ... ile dava dışı ...’e devretmeyi düşündüğünü, mirasbırakanın hastalığı nedeniyle kendileri ile tekrar görüşerek ölümü halinde diğer çocukların anılan dairelerin....’a devredilmesine karşı çıkacakları düşüncesiyle sözleşmenin ifası için taşınmazı devredip buna mukabil başka bir taşınmazdaki binadan iki adet daireyi ...’a devretmesini istediğini, bu doğrultuda çekişme konusu taşınmazın devrine ilişkin vekaletnamenin düzenlendiği tarihte ...’a 1177 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan iki adet dairenin bu kişilere satışına ilişkin gayrımenkul satış sözleşmesi yapıldığını ve makbuz kesildiğini, temlikin mirasbırakanın iradesi ile yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; “....Somut olayda, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı mirasçı bulunmaktadır. Hal böyle olunca, davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması yada miras şirketine TMK’nin 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı ..” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulup atanan tereke temsilcisi ile yürütülen yargılama sonunda, vekalet ilişkisinin ölümle son bulduğu, ayrıca vekalet ilişkisinin ölümden sonra devam etmesini gerektirir bir nedenin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; mirasbırakana ait taşınmazın, mirasbırakanın ölümünden sonra yetkisi kalmayan vekili tarafından el ve işbirliği içinde olduğu diğer davalıya temlik edildiği saptanarak, mirasçılar adına miras payları oranında tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 5.323.08.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.