Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde makinacı olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def'ini öne sürüp, iş sözleşmesinin davacı tarafından fesh edildiğini ancak yine de kıdem tazminatı ödemesi yaptıklarını, fazla çalışma ücreti alacağı da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız şekilde fesh edildiği buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ancak bordrolarda tahakkuk olması nedeniyle fazla çalışma ücreti alacağı olmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalı nezdinde geçen hizmet süresi ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Davacı davalı işyerinde 2004 yılı Eylül ayında işe başladığını iddia ederken davalı davacının 21/03/2006 tarihinde işe başladığını savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanına göre davacı iddiasına itibar edilmiştir.
... kayıtlarına göre davacının davalı nezdindeki ilk işe girişi 11/04/2005 dir. Öte yandan davacı iddiasını doğrulayan tek tanık olup bu tanık kendisinni 2004 yılı Eylül ayında işe girdiğini beyan etmiş ise de Uyap sisteminde yapılan araştırmada tanığın da davalı işverenle davası olduğu ve işe başlama tarihi ile ilgili uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. Diğer davacı tanığı ise kendisinin 19/06/2009 da işe başladığını beyan ettiğinden davacının çalışmaya başladığı tarihi bilecek durumda değildir. Davalı tanıkları da davacının işe giriş tarihini bilmediklerini beyan etmişlerdir. Açıklanan beyanlar dışında çalışma süresini doğrulayan delil yoktur. Buna göre davacının iddiasını ispat ettiği söylenemez.
Mahkemece ispat yokluğu nedeni ile ... kayıtlarına itibar edilmesi gerekirken hizmet süresinin yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
3- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, hemen hemen bütün aylara ilişkin bordrolarda fazla çalışma tahakkuku olduğu ve aksinin yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesi ile fazla çalışma alacağı talebi red edilmiştir.
Mahkeme kabulünde olduğu üzere işverence sunulu bordroların çoğunda fazla çalışma tahakkuku vardır ve davacı bunun aksini yazılı delille ispat edememiştir. Ancak fazla çalışma tahakkuku olmayan aylar da bulunmakta olup bu aylar için davacı iddiası ve tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılmaması hatalıdır.
4- Davada red edilen kısım 13.000 TL iken red miktarı 30.313,57 TL olarak gösterilerek buna göre yargılama giderindeki sorumluluğun belirlenmesi ve davalı yararına bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.