SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2012 tarihli ve 2012/7042 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2012/184 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.02.2018 tarihli ve 14 - 2015/123548 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle mağdurenin yaşının yorumla tespit edilmesinin kanuna ve ceza hukukunun genel ilkelere aykırı olduğuna, müvekkilinin aşamalarda katılan mağdurenin kendisini on beş yaşında tanıttığını ve bu nedenle katılan mağdureyi on beş yaşında bildiğini beyan ettiğine, müvekkiliyle katılan mağdurenin sosyal paylaşım sitesi facebook aracılığıyla tanıştıklarını beyan ettiklerine ve mağdureye ait facebook sayfasına ait çıktı incelendiğinde katılan mağdure tarafından doğum tarihinin 17 Mayıs 1997 olarak belirtildiğine ve bunun savunmayı ispat eder mahiyette olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine ve buna ilişkin taleplerinin değerlendirilmediğine, müvekkilinin savunmasında belirttiği hususların doğruluğunun tanıklar ... ve ...'in ifadeleriyle sabit olduğuna, katılan mağdurenin aşamalarda birbiriyle tutarlı olmayan ve özde çelişen beyanlarda bulunduğuna, katılan mağdurenin beyanının maddi gerçeklikle örtüşmediğinin adli tıp raporuyla ispatlandığına, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulanmayıp buna ilişkin gerekçe gösterilmediğine, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureyle ilki suça sürüklenen çocuğun evinde 2012 yılı Eylül ayında bir gün ve ikincisi parkta olmak üzere organ sokmak suretiyle cinsel ilişki boyutuna varmayan, cinsel duyguları tatmine yönelik öpüştükleri ve tensel temas kurdukları kabul edilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

1. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda katılan mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunmaları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu sebeple Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

2. Kabul ve uygulamaya göre de; dosyada mevcut adli sicil kaydından sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında "Sanığın kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler, geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimi gözetilerek" şeklindeki dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçe ile cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasına rağmen gerekçeli karar başlığında suç adının "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2012/184 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.