Şikayet Hakkının Düşürülmesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayet dilekçesinde sanığın, borçlu şirket adına kayıtlı ... Mah. ... Ada 1ve 2 Parselde kayıtlı taşınmazları ve ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçları alacaklıyı zarara uğratma kastıyla devretmesi nedeniyle şikayette bulunulmasına rağmen; mahkemenin kararında sadece taşınmaz satış tarihini esas alarak İİK 347. maddesindeki bir yıllık şikayet süre geçtiği gerekçesiyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş ise de, Mersin Emniyet Müdürlüğünün 05.03.2014 tarih ve 2057 sayılı yazısında borçlu şirket adına kayıtlı ... plakalı araç satış işlem tarihinin 14.11.2013 olması nedeniyle bu satış yönünden şikayetin süresinde olması nedeniyle; sanığa isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, satışı yapılan araçtan elde edilen paranın akibetinin ne olduğu, borç ödenmesinde kullanılıp kullanılmadığı, borç ödenmişse ilgili takip dosyaları getirtilerek borcun muvazaalı ya da hayali borç ikrarına dayalı olup olmadığı sorularak, sonucuna göre şikayete konu aracın alacaklıyı zarara sokmak kastiyle yapılıp yapılmadığı hususunda sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde şikayet hakkının düşürülmesine verilmesi,
Kabule göre de;
Suç tarihi, şikayet konusu aracın satış tarihi olan 14.11.2013 olmasına rağmen gerekçeli kararda 16.04.2014 olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.