SAYISI: 2015/7 E., 2018/4 K.

Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı - karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, ... mahallesi çalışma alanında bulunan 1126 ada 1,2,3,4,5 ve 8 parsel ... taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu oldukları belirtilmek suretiyle, malik haneleri açık bırakılarak; 1126 ada 7 parsel ... taşınmaz ise ... mirasçıları adına tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki hüküm, davacı ..., davacı - davalı ..., davacı - davalı Hazinenin temizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.01.2012 tarihli ve 2011/971 Esas, 2012/125 Karar ... ilamıyla; " 1126 ada 7 parsel hakkında hüküm kurulmamasının ve ... ada 1,2,3,4,5 ve 8 parseller ile 1130 ada 15 parsel ... taşınmaz yönünden tespite esas tapu kayıtları yöntemince uygulanarak, taşınmazları kapsamadığı anlaşılması halinde zilyetlik araştırması yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesinin isabetsiz olduğu " gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası yargılama sırasında, Ahlat Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dava dosyası Tatvan Kadastro Mahkemesine devredilmiş olup bu Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı - davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/12119 Esas, 2015/134 Karar ... ilamıyla; " 1130 ada 15 parsel ... taşınmaza yönelik hükmün onanmasına karar verildikten sonra, 1126 ada 7 parsel yönünden taraf teşkili sağlanmadan, 1126 ada 1,2,3,4,5 ve 8 parsel ... taşınmazlar yönünden ise hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilesinin isabetsizliğine " değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda "davanın kısmen kabulüne, 1126 ada 1,3 ve 5 numaralı parsellerin ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline, 1126 ada 2 parsel ... taşınmazın tapu kapsamı dışında kaldığı anlaşılan (B) harfi ile gösterilen 440.68,39 m2 lik kısmı yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek taşınmazın toplam 16 pay kabulü ile 4 payın ... kızı ..., 3 payın ... oğlu ..., 3 payın ... kızı ..., 3 payın ... kızı ..., 3 payın ... oğlu ... adına tesciline, 1126 ada 4 nolu parselin A harfi ile gösterilen 57.850,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün ... mirasçıları adlarına tesciline, B harfi ile gösterilen 40495.66 m2 yüzölçümündeki bölümünün on parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tesciline,1126 ada 8 nolu parselin A ile gösterilen 9190.00 m2 yüzölçümündeki bölümünün ... mirasçıları adlarına müştereken tesciline, B harfi ile gösterilen tapu kaydı kapsamının dışında olan 6855.50 m2 yüzölçümündeki kısmının Hazine adına tesciline " karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davalı - birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin, dava konusu 1126 ada 4 ve 8 parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı - birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Dava konusu 1126 ada 7 parsel yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmüne uyulan bozma ilamında, 1126 ada 7 parsel ... taşınmaz yönünden taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gereğine değinildiği halde, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda dava konusu 1126 ada 7 parsel ... taşınmaz hakkında olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3. Dava konusu 1126 ada 2 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazın, ... ... tarafından doğrudan satın alındığı, parasını kısmen sonra verdiği için tapusunu 1980 lerin başında aldığı, 30 yıl bu yeri kesintisiz olarak kullandığı, daha önce de bu parseli kendisinin ekip biçtiği, dava konusu 1126 ada 2 nolu parsele uygulanan 11.06.2003 tarihli ve 7 sıra nolu tapu kaydı ile geldisi olan 11.01.1982 tarihli ve 5 sıra nolu, 13.03.1963 tarihli ve 3 sıra nolu ve 16.06.1954 tarihli ve 8 sıra nolu tapu kayıtları ile 11.06.2003 tarihli ve 7 sıra nolu tapu kaydı ile tescil ilamı ve krokisinin taşınmaza uyduğu, ancak parsel sınırlarının genişlemeye elverişli olduğu, bu itibarla bozma öncesinde fen bilirkişisinden ek rapor alınarak 1126 ada 2 nolu parsele uygulanan geldisi 13.13.1963 tarihli ve 3 sıra nolu 29680 m² yüzölçümüne sahip tapu kaydının dayanağı olan 14.09.1953 tarihli ve 1952/68-158 Esas, Karar ... Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesi ilamı ve ekindeki kroki uygulanarak tapu kaydının kapsamının ek raporda kırmızı kalemle A harfi ile gösterilerek tayin edildiği, krokide kırmızı kalemle B harfi ile gösterilen yerin tapu kaydı kapsamının dışında olup yüzölçümü 44068.39 m2 olan bu kısım yönünden senetsiz edinme koşulları incelendiğinde, ... 'in bu parseli 30 yıl boyunca kesintisiz ve nizasız olarak ektiğinin yerel bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, ölümünden sonra taşınmazın nizalı ve çocuklarının küçük olması nedeniyle tamamının kullanılamadığı, kadastro çalışmaları sırasında 20 yıllık sürenin dolmuş olduğu, parselin kuru tarım arazisi olduğu dikkate alındığında zilyet adına 100 dönüm norm sınırlamasının aşılmadığı gerekçesiyle, tapu kaydı kapsamı dışındaki yüzölçümü 44068.39 m2 olan B harfi ile gösterilen kısım kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden olmak üzere, dava konusu 1126 ada 2 parsel ... taşınmazın ... ...'in yasal mirasçıları adna tesciline karar verilmişt ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi, hükmüne uyulan önceki tarihli bozma ilamının gerekleri de yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; önceki tarihli bozma ilamında, çekişmeli taşınmazlara bitişik konumda olan 1,3 ve 5 parsel ... taşınmazların mera niteliğinde olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazın niteliği belirlenerek, komşu mera parselleri ile dava konusu taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı açıklattırılarak, bu hususta hava fotoğraflarından yararlanıldıktan sonra taşınmazların tamamının yada bir bölümünün tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldıkları saptandığı takdirde, davacı ...'un belgesizden edinebileceği taşınmaz miktarını doldurduğu göz önüne alınarak, davacı ... ve paydaşları hakkında zilyetlik araştırması yapılması ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gereğine değinildiği halde, bu yönde yeterli araştırma yapılmaksızın karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, aynı köyden ve komşu köylerden ayrı ayrı seçilecek üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve kadastro tespit bilirkişileri ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı veya harita mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, mera vasfında olup olmadıkları ya da mera niteliğindeki taşınmazdan kazanılıp kazanılmadıkları, mera vasfında değillerse veya komşu mera parselinden kazanılmamış iseler, taşınmazların kime ait oldukları, kimden kime ve nasıl intikal ettikleri, kim ya da kimler tarafından, hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldıkları ve tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı ve beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığını, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını, meradan açılan bir yer yada meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere ve bilimsel verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava ve uydu fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmazların niteliğini, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar - ihyaya konu olup olmadıklarını, olmuşlarsa imar - ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar - ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliklerine ne zaman başlanıldığını ve üzerilerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, taşınmazlarla sınırlarında bulunan mera parseli arasında ayırıcı unsur / unsurlar bulunup bulunmadığını, mevcut ise bu ayırıcı unsurların ne / neler olduğunu ve çekişmeli taşınmazların bitişik mera parsellerinden ne şekilde ayrıldıklarını, denetime olanak verecek şekilde, somut olarak ortaya koyan rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmazlar ile komşu parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlemesi istenilmeli; mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve tespit dayanakları olan belgelerle denetlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı - birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 1126 ada 4 ve 8 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA,

Yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı - birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu 1126 ada 2 ve 7 parsel ... taşınmazlar yönünden BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.