Davacıların açtıkları davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine,
asli müdahiller ..., ...Belediye Başkanlığı,
... Belediye Başkanlığının açtıkları davaların kısmen
kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil ...,
... (ölü) mirasçılarının ve diğer asli
müdahillerin açtığı davanın reddine
... vekili, davalı ... ve
arkadaşları vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ..., katılma yoluyla ... ... ve
arkadaşları vekili,

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak tefriken verilen görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... ve katılma yoluyla ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan, 6999 ada 155 parsel ... 129.815,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 5 parsel ... 4.035,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 6 parsel ... 1.631,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 7 parsel 1.653,25 metrekare yüzölçümünde bahçe vasfıyla malik hanesi açık olarak; 7001 ada 8 parsel ... 1.658,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 9 parsel ... 1.376,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 10 parsel ... 1.709,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 11 parsel ... 1.507,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 12 parsel ... 1.233,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 13 parsel ... 1.154,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 14 parsel ... 1.125,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7001 ada 15 parsel ... 1.526,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla, malik hanesi açık olarak; 7002 ada 1 parsel ... 16.766,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; 24.07.1961 tarihli 26 ve 94 nolu tapu kayıtlarına dayanarak, ... ve arkadaşlarının tapu kaydı kapsamında kalan taşınmaza / taşınmazlara müdahalesinin men'ine karar verilmesini istemişlerdir.

3. Birleşen dosyanın davacıları ..., ... ve ..., Orman İdaresi aleyhine, 24.07.1961 tarih 26 ve 94 nolu tapu kayıtlarına dayanarak, tapuda maliki bulundukları taşınmazın batı sınırına tecavüz şeklinde gerçekleştirilen orman sınırının düzeltilerek, tapu kaydına belirlenecek gerçek sınır uyarınca düzeltilmesini istemişlerdir.

4. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; davaya konusu taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğunu ileri sürerek, davacıların davasının reddini talep ettiği kısmın kendi zilyetliğinde olduğunun tespitini istemiştir.

5. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın dedesi ...'in tapulu taşınmazı olup ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın ... mirasçıları adına tescilini istemiştir.

6. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazların bulunduğu bölgede kamulaştırma çalışmalarının yapıldığını ileri sürerek, 7001 ada 5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 ve 15 parsel ... taşınmazlara ilişkin mühahale taleplerinin kabulü ile bu taşınmazlarda hakkı olmayan davacıların davasının reddine ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların ... adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

7. Asli müdahil ...Belediye Başkanlığı vekili müdahale dilekçesinde; Tüzel kişiliği sona ... ... Mahallesi (Köyü) Tüzel Kişiliği adına davaya dahil edilmelerini, mera vasfında olduğu tespit edilen dava konusu taşınmazların özel siciline müdahil belediye adına tahsis ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

8. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; ırsen intikal ve eklemeli zilyetliğe dayanarak, 7001 ada 12 parselin ... adına, 7001 ada 13 parselin ... adına ve 7001 ada 7 parselin ... adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Bir kısım davalılar duruşmadaki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır.

Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.04.2010 tarihli ve 2003/1161 Esas, 2012/235 Karar ... kararıyla; "Müdahale talebinde bulunan ...'ın davaya müdahil olarak kabulüne, ancak duruşma gün ve saatinde hazır olmadığı gibi mazerette bildirmediğinden kendisi yönünden davanın HMUK 409 maddesi gereğince müracaata bırakılmasına; davacılar ... ve arkadaşlarının, davalılar ... ve arkadaşları aleyhine açtıkları men-i müdahele davasının reddine; davacılar ... ve arkadaşlarının, davalı ... İdaresi aleyhine açtıkları Orman Tahdidine itiraz davasının reddine; müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının kabulü ile fenni bilirkişi ...'nın 16/11/2009 havale tarihli raporunda sarı çerçeveli olarak gösterdiği alandan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un müdahalelerinin men'ine " karar verilmiştir.

1. Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.04.2010 tarihli ve 2003/1161 Esas, 2012/235 Karar ... kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.01.2014 tarihli ve 2013/8401 Esas, 2014/294 Karar ... ilamıyla; " Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi ve 6831 ... Kanunun 11. maddesinde hükmünü bulan tapu kaydına dayalı orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde 1988 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları yapılmış; sonuçları 25/01/1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Dosya içeriğinden; mahkemece hüküm kurulmasından sonra, ancak hükmün taraflara tebliğinden önce yörede genel arazi kadastrosuna başlandığı; çekişmeli yerlerin 6999 ada 155; 7001 ada 5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15 ve 7002 ada 1 parsel altında tutanaklarının düzenlenerek temyize konu dava dosyası nedeniyle malik hanelerinin boş bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile davacılar... mirasçıları tarafından ... ve arkadaşlarına karşı açılmış bulunan elatmanın önlenmesi davası kadastro tespitine itiraz davasına dönüşmüştür.
Katılanlar ... ile köy tüzel kişiliğinin davaları da aynı nedenle kadastro tespitine itiraz davası niteliğini almıştır. Bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile birlikte genel mahkemelerin görevi biter ve uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemeleri görevlidir.
Görev kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereklidir. Bu nedenle, davacılar... mirasçıları tarafından ... ve arkadaşlarına karşı açılmış bulunan elatmanın önlenmesi davası ile katılanların davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Davacılar... mirasçıları ile ... ve ... tarafından tapu kaydına dayanılarak Orman Yönetimine karşı 6831 ... Kanunun 11. maddesi hükmüne göre açılmış bulunan orman kadastrosuna itiraz davası yönünden ise şimdi olduğu gibi genel mahkemeler görevlidir.
Bu nedenle, mahkemece orman kadastrosuna itiraz davası diğer davalardan ayrılmalı; kadastro tespitine itiraz davası yönünden görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmalıdır.
Orman kadastrosuna itiraz davası yönünden mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Şöyle ki; Davacılar ilk tesisi Mayıs 1929 tarih, 102 numaralı ve Temmuz 931 tarih, 63 numaralı tapu kaydına dayanmışlardır. Kayıt 25 dönüm tarlanın 20 dönümünün bölünerek ahara satılması ve 5 dönümünü uhdesinde bırakması nedeniyle ... oğlu ... ... adınadır. Doğuda işbu tarladan müfrez tarik, batıda ... tarlası, kuzeyde ... gediği, güneyde ise... hudutlarını içermektedir. Gittilerinde önce tamamı ...'e, daha sonra da ... tarafından 14/20 payı uhdesinde bırakılıp 2/20 payı ... ve ...'na musavatan satılmıştır. Mahkemece, bu kayıt yerel bilirkişi eliyle yöntemince uygulanıp çekişmeli taşınmazlara ait olup olmadığı belirlenmemiştir. 6831 ... Kanunun 11. maddesi hükmüne göre orman kadastrosuna itiraz davasının açılabilmesinin ön koşulu çekişmeli yere ait tapu kaydının varlığıdır. Kaydın çekişmeli yerlere ait olmaması halinde davanın dinlenme olanağı yoktur.
Kaydın taşınmaza uyması halinde ise, 4785 ... Kanun karşısında geçerli bir kayıt olup olmadığı; geçerli bir kayıt ise miktarı ile geçerli olup olmadığı üzerinde durulmamıştır.
Dosyaya 1988 ve 1994 tarihli iki ayrı orman kadastrosuna ait bir kısım tutanaklar getirtilmişse de bunlara ait işe başlama, devam ve sonuçlarının ilân tutanakları getirtilmemiştir.
Mahkemece yapılan ilk keşifte yer alan orman bilirkişisi tarafından taşınmazların bir bölümünün ... Köyü, bir bölümünün Merkez ... Mahallesinde kaldığı açıklanmıştır. Bu yerlerin her birinde yapılmış olan orman kadastro evraklarının ayrı ayrı ve eksiksiz dosya arasında yer alması zorunludur.
Bu nedenle, mahkemece kadastro tespitine itiraz davası konusunda ayırma kararı verildikten sonra dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116,4785 ve 5658 ... kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ... Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydının çekişmeli yerleri kapsayıp kapsamadığı, 4785 ... Kanun karşısında hukuken değer taşıyıp taşımadığı, değişebilir sınırları içerdiğinden 3402 ... Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilmesi gerekip gerekmediği üzerinde durulmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır. " denilerek, hüküm bozulmuştur.

Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda, kadastro tespitine itiraz davası yönünden tefrik kararı verilerek bu davaya ilişkin dosyanın görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmasından sonra Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; " asli müdahil ...'in tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığının, müdahilin tutunduğu tapu kaydının taşınmazlardan başka bir yere mevkii ve sınırları itibari ile ait olduğunun sübut bulduğu; asli müdahil Hazinenin davası bakımından, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğunun tespit edildiği, ancak davacıların tapu kayıtlarının miktarı itibarıyla taşınmazlarda davacıların hak kazandıkları, davacı ... ve arkadaşlarının tutunduğu tapu kayıtlarının, dava konusu taşınmazlarında içerisinde bulunduğu geniş bir alanı kapsadığı, mevki itibari ile dava konusu taşınmazların bulunduğu mevkiye ait olduğu ve tüm sınırlarının sabit olmaması nedeniyle miktar itibarıyla taraflara hak kazandıracağı gerekçesiyle, davacıların açtıkları davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil ..., ...Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığının açtıkları davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahiller ..., ... (ölü) mirasçılarının ve diğer asli müdahillerin açtıkları davanın reddine, 6999 ada 155 parselin kadastro tespitin iptali ile 6999 ada 155 parselde 23.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda A4 (22.096,32 m2), A7 (36.397,88 m2) ile belirtilen toplam (A4 + A7) 54.494,2 m2 yüz ölçümlü alanın 6999 ada 155 parsel numarası altında mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 6999 ada 155 parselde 23.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda A2, A3, A5 ve A6 ile belirtilen toplam (A2 + A3 + A5 + A6) 50.327,3 m2 yüz ölçümlü alanın, aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 6999 ada 155 parselde 23.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda A1 ile belirtilen 18.386,25 m2 yüzölçümlü alanın, 70/400 hissesinin ... kızı ... ve ... ve ... ve ..., 10/400 hissesinin ... oğlu ... ... ve 60/400 hissesi ... oğlu ..., 50/400 hissesinin ... oğlu ... adına hisseleri oranında tespitine ve aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline; 7001 ada 5,7001 ada 6,7001 ada 7,7001 ada 8,7001 ada 9,7001 ada 10,7001 ada 11,7001 ada 12,7001 ada 13,7001 ada 14 ve 7001 ada 15 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 7001 ada 5 parsel ... taşınmazın mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 ada 6 parsel ... taşınmazın mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 ada 7 parsel ... taşınmazın mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 ada 8 parsel ... taşınmazın mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 ada 9 parsel ... taşınmazın mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 ada 10 parsel ... taşınmazın mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 ada 11 parsel ... taşınmazın mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 da 12 parsel taşınmazın 24.06.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda B1 harfi ile gösterilen 785,71 m2 yüzölçümlü alanının, 70/400 hissesinin ... kızı ... ve ... ve ... ve ..., 10/400 hissesinin ... oğlu ... ... ve 60/400 hissesinin ... oğlu ..., 50/400 hissesinin ... oğlu ... adına hisseleri oranında tespitine, aynı ada ve parsel numarası ile tapuya tesciline, 7001 ada 12 parsel ... taşınmazın 24.06.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda B2 harfi ile gösterilen 447,62 m2 yüzölçümlü alanının aynı adanın takip eden son parsel numarası verilerek mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına; 7001 ada 13 parsel ... taşınmazın, 70/400 hissesinin ... kızı ... ve ... ve ... ve ..., 10/400 hissesinin ... oğlu ... ... ve 60/400 hissesinin ... oğlu ..., 50/400 hissesinin ... oğlu ... adına hisseleri oranında tespitine ve tapuya tesciline; 7001 ada 14 parsel ... taşınmazın, 70/400 hissesinin ... kızı ... ve ... ve ... ve ..., 10/400 hissesinin ... oğlu ... ... ve 60/400 hissesinin ... oğlu ..., 50/400 hissesinin ... oğlu ... adına hisseleri oranında tespitine ve tapuya tesciline; 7001 ada 15 parsel ... taşınmazın, 70/400 hissesinin ... kızı ... ve ... ve ... ve ..., 10/400 hissesinin ... oğlu ... ... ve 60/400 hissesinin ... oğlu ..., 50/400 hissesinin ... oğlu ... adına hisseleri oranında tespitine ve tapuya tesciline; 7002 ada 1 parsel ... taşınmazın 16.778,83 m2 yüz ölçümlü olarak mera vasfı ile ... adına tespitine ve mahsus siciline kaydına " karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, asli müdahil ... Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... ve katılma yoluyla ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Asli müdahil ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... adına mera vasfıyla tescil edilmesine karar verilen yerlerin ... Köyü Tüzel Kişiliğinin sona ermesi nedeniyle belediyeleri adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazların mera vasfında olduğu belirlenmesine rağmen, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmek suretiyle mera vasıflı arazinin özel mülkiyete konu edilmesinin hatalı olduğunu ve 4342 ... Mera Kanunu'nun (4342 ... Kanun) 4/1 inci fıkrasında idareye tanınan hakların yok sayıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince çelişkili ve yetersiz rapora dayanılarak karar verildiğini, dilekçelerinde belirttikleri şekilde çekişmeli taşınmazların müvekkilleri adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

4. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların tamamının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup dosya kapsamında alınan raporların da bu yönde olduğunu, dayanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

5. Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hatalı rapora dayanılarak usul ve Kanun'a aykırı karar verildiğini, dayandığı tapu kaydının usulünce uygulanmadığını, fen memuruna haricen yaptırdığı uygulamadan da görüleceği üzere kaydın dava ettiği parsele uyduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

6. Davacı ... ... ve arkadaşları vekili katılma yoluyla sundukları temyiz dilekçelerinde özetle; usulüne uygun yapılmayan keşfin hükme esas alındığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taşınmazın evveliyatından beri tarım arazisi olduğunu, davalarının tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilleri olan davacılar adına tesciline karar verilen bölümde de ... ve ... 'in hisselerinin unutulduğunu belirterek, hükmün aleyhe olan kısımlarının bozulmasını istemiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadıkları, davacılar ve müdahil tarafından dayanılan tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadıkları ve gerçek kişiler lehine zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi, 16 ncı maddesinin b fıkrası ve 20 nci maddesi, 4342 ... Kanun hükümleri,

1. Asli müdahil ...'nun temyiz itirazlarının incelenmesinde; yerleşik yargısal içtihatlara göre, bir kaydın bir yere uyduğundan (aidiyetinden) söz edilebilmesi için, köy ve mevkisinin yanında en az üç sınırının uyduğunun kanıtlanması gerekmekte olup, dosya kapsamından ... 'in tutunduğu tapu kaydında yazılı mevkii ile dava konusu ettiği 6999 ada 155 parselin mevkisinin uymadığı gibi, söz konusu tapu kaydı, üç hududu itibariyle " ziraate gabil taşlık gedik " okumakta olup, bu tür sınırların her yerde bulunabilecek sınırlar olduğu, bu nedenle söz konusu tapu kaydının uygulama kabiliyetinin bulunmadığı ve asli müdahilin çekişmeli taşınmazda zilyetliğinin de mevcut olmadığı, ayrıca taşınmazların mera vasfında oldukları anlaşıldığından, asli müdahilin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya kapsamından, davalı ... ve arkadaşlarının çekişmeli taşınmazlarda zilyetliğinin bulunmadığı ve taşınmazların mera vasfında olup zilyetlikle kazanılamayacakları anlaşıldığından, davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... Belediye Başkanlığı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ... ... ve arkadaşlarının dayandıkları 24.07.1961 tarihli tapu kaydı 4.594 metrekare yüzölçümünde olup ilk oluşumu 25 dönüm olmakla birlikte tedavülleri incelendiğinde, kök tapudan ifrazen 1935 yılında Şubat 1935 tarih 4 ve 5 sıra nolu tapu kayıtlarının oluştuğu, 5 nolu tapu kaydının davacı ... ... ve arkadaşlarının tutunduğu tapu kaydının geldisini oluşturduğu, 4 nolu kaydın ise tedavüllerde 250,500 ve 1000 metrekare yüzölçümleri ile tekrar ifrazen bölünmek suretiyle tedavül gördüğü ve dava konusu taşınmazların doğusuna düşen dava dışı parsellere revizyon gördüğü ve bu kaytılara davacılarca dayanılmadığı ve ayrıca bu kayıtların malikleriyle davacılar arasında akdi - ırsi ilişkinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, bu husus göz ardı edilerek, davacılar tarafından dayanılmayan ve malikleriyle akdi ırsi ilişki kurulmayan 1935 tarih 4 nolu tapu kaydının da uyduğundan bahisle karar verilmesi hatalıdır.
Ayrıca; 1935 tarih 5 nolu tapu kaydı ile davacılar tarafından dayanılmayan bahse konu 4 nolu tapu kaydı, ifraz tapusu (müfrez tapu kaydı) olup, kayıtta 5 nolu tapu kaydının doğusunun 4 nolu tapu kaydını, 4 nolu tapu kaydının batısının ise 5 nolu tapu kaydını okuduğu anlaşılmakta olup, davacıların dayandığı 5 nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğundan bahsedilebilmesi için, 4 nolu tapu kaydının revizyon gördüğü parsellerin çekişmeli parsellerin bitişik doğusunda bulunması gerekir. Ancak dosya kapsamından, 4 nolu tapu kaydının, dava dışı 6998 ada 13,14,15,16,17,18,20,21,22 parseller ve 6999 ada 6,7,8,9,10,11,12,13 parsellere revizyon görüp kesinleştiği ve dava konusu taşınmazların, bahsedilen dava dışı parsellere bitişik olmayıp aralarında mesafe bulunduğu ve bu nedenle davacıların tutunduğu 5 nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğundan bahsedilemeyeceği gibi, davacıların taşınmazlarda zilyetliklerinin de bulunmadığı anlaşıldığından, davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul karar verilmesi hatalı görülmüş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

4. Davacı ... ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamından, yukarıda (V.C.3.3) nolu bette açıklandığı üzere, davacı ... ... ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uymadığı ve davacıların taşınmazlarda zilyetliklerinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve ... ile ...'in hisselerinin unutulduğu yönündeki temyizleri itirazlarının ise yukarıda (V.C.3.3) nolu bentte açıklanan bozma sebebine göre sonuca etkili olmayacağı değerlendirilmiştir.

Asli müdahil ...' nun temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte, davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte ve davacı ... ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının ise yukarıda (V.C.3.4) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... Belediye Başkanlığı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL'nin asli müdahil ..., davalı ... ve davacı ... ...'ten ayrı ayrı alınmasına,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden asli müdahil ... Belediye Başkanlığı ve davalı ... Başkanlığına iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.