Mahkumiyet

Yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanunun 21. maddesi uyarınca sanığa tebliğ sırasında adreste bulunan isim ve imzadan imtina eden şahıstan işte olduğunun öğrenildiği, tebligatın komşuya bildirildiğine ilişkin bilgilerin bulunmaması suretiyle Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine aykırı davranılmasından dolayı 14.03.2014 tarihli tebligatın usulüne uygun olmadığı ve sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen kamu malına zarar verme suçundan zarar görme ihtimali bulunan İçişleri Bakanlığı'nın açılan davadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından, Bakanlığın yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye de rastlanmadığından, varsa dosyasına konulması, aksi halde yoklukta verilen hükmün CMK.nun 34/2. madde ve fıkrasında belirtilen başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle yöntemine uygun olarak adı geçen kuruma tebliği sağlanarak tebellüğ belgesi ve temyiz edilmesi halinde dilekçesi de eklenip ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi, temyiz etmemesi halinde ise sanığın temyizine hasren inceleme yapılmak üzere dosyanın geri gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11/12/2019gününde oybirliğiyle karar verildi.