Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, ... ili İslahiye ilçesi Beyler Mahallesi çalışma alanında bulunan 17 ada 64 parsel (yeni 118 ada 64 parsel) ... 74318 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar vekili; dava konusu İslahiye ilçesi Beyler Mahallesi 17 ada 64 parsel ... taşınmazı davacıların müşterek murisinin malik ve zilyet sıfatıyla uzun süreden beri kullanıldığını, murisin vefatıyla dava konusu taşınmazın davacılara intikal ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, kadastro tespit tarihine göre zilyetliğe dayanan kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluştuğunu beyanla, dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacılar açısından hak düşürücü sürenin bulunduğunu ve davacıların bu süreyi kaçırdığını, harcın eksik yatırıldığını, dava konusu taşınmazın Hazinenin tapulu mülkü olduğunu, davacıların ve murislerinin dava konusu taşınmaz üzerinde haklarının olmadığını, taşınmazda hakka dayanan bir zilyetliklerinin olmadığını, taşınmazı elde bulunduruyor iseler bunun Hazinenin izin ve rızası olmaksızın taşınmazı işgal anlamına geldiğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 02.07.2003 tarihli ve 1994/158 Esas 2003/208 Karar ... kararla; dava konusu taşınmazda davacıların murisi Halil Gürler ile birlikte eklemeli zilyetliklerinin kadastro tespiti yapılıncaya kadar kazandırıcı zaman aşımı zilyetlik süresi olan 20 yılı aştığı, davacılar ile murisleri tarafından taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, senetsizden zilyetlikle edinilen taşınmaz miktarı yönünden de iktisaba engel bir durumun olmadığı sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.11.2007 tarihli ve 2007/15316 Esas 2007/13992 Karar ... kararıyla "... çekişmeli taşınmazı bulunduğu yerde 1985 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarına hazırlık amacıyla fotogrametri yöntemiyle düzenlenen uçuş paftaları varsa getirtilerek tasarruf çizgileri olup olmadığı araştırılmalı, bu çizgilere göre taşınmazın tamamının o yıllarda kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeli; yerel bilirkişilerden ve tanıklardan zilyetlik başlamadan önceki hali, zilyetliğin ne zaman başladığı, nasıl sürdürüldüğü ayrıntılı olarak sorulmalı; incelemede hem o yıllara ait hem daha eski tarihli hava fotoğraflarından faydalanılmalı; davacılar yönünden 3402 ... Yasanın 14-17. maddelerinde sayılan diğer kısıtlayıcı araştırmalar yapılmalı; kayalık olduğu belirlenen fen bilirkişi raporunda (A) ila (H) ile gösterilen bölümler tarıma ve dolayısıyla zilyetlikle kazanmaya elverişli olmadığından bu bölümler ifraz edilerek Hazine üzerinde bırakılmalı; diğer bölümler yönünden ise, yukarıda anlatılan inceleme sonunda elde edilecek delillere göre karar verilmelidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların ve murislerinin dava konusu taşınmazda zilyetliklerinin bulunduğu, bunun kadimden beri devam ettiği, dava konusu taşınmazın zilyetlikle mülkiyet iktisabına elverişli yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazda yapılan keşiflerde davacıların murisleri Halil Gürler ve onun da murisi Hasan ile birlikte eklemeli zilyetliklerinin kadastro tespiti yapılıncaya kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresi olan 20 yılı aştığı, davacılar ile murisleri tarafından taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, belli yıllarda taşınmazda zirai faaliyet yapılmadığı, belli yıllarda zirai faaliyet yapıldığı, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından zilyetlikte kesinti olmadığının anlaşıldığı, alınan raporda belli dönemlerde zirai faaliyet yapılmadığı belirtilmiş olsa da bu hususun tek başına zilyetlikte kesinti olduğunu göstermediği gerekçesiyle, kayalık alanlar mülkiyet kazanmaya elverişli olmadığından bu kısımlar açısından talebin reddine, ancak malik sıfatıyla zilyetliği sürdürülen dava konusu taşınmazın diğer alanları için talebin kabulüne, İslahiye ilçesi Beyler Mahallesi 118 ada 64 parselin 17.11.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda yer alan ve rapora ek krokide bulunan A, B, C, D, E, F, G, H ile gösterilen ve toplam alanı 6353,77 m2 olan kısmın ifrazıyla mülkiyetinin hazine üzerinde bırakılmasına, yukarıda belirtilen kısmın ifrazından sonra Beyler Mahallesi 118 ada 64 parselin kalan 68.101,22 m2'sinin davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.