Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen kararın sanığın mahkemeye bildirmiş olduğu adresine 7201 sayılı Yasa'nın 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği 13.09.2010 tarihinde, sanığın başka suçtan Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında; 19.04.2011 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihinde, İstanbul İli Kadıköy İlçesinde gece sayılan zaman dilimi sonunun saat 06: 24 olduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık eylemini gece sayılan 01: 00-05: 00 saatleri arası gerçekleştiren sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde, İstanbul İli Kadıköy İlçesinde gece sayılan zaman dilimi sonunun saat 06: 24 olduğunun anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığının ihlali eylemini gece sayılan 01: 00-05: 00 saatleri arası gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca uygulama yapılması,
2-Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun, suç tarihi itibariyla uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Yasa'nın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca, aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 16.04.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.