İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B ye itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vasisi ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vasisi ... tarafından temyiz edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince davanın değeri itibarıyla kararın kesin olduğundan reddine dair verilen ek karar davacı ... vasisi ... tarafından ve Bölge Adliye Mahkemesi nin süreden redde ilişkin önceki kararı da birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl davada davacı ... ... ada 296 parselin güney sınırında eski asfalt yola bitişik yaklaşık 41.645 m2 bölümün tarım arazisi iken zilyedi ... den 1960 yılında haricen satın aldığını ve satın aldıktan sonra bu bölümü daha da imar ve ihya ettiğini halen üzerinde 500 adet bağ omcası, zeytin, incir, antep fıstığı bulunduğunu, ayrıca üç adet su kuyusu açtığını ve bağ evi yaptığını ve zilyetliğini o günden beri kendisine ait olduğunu, 171 nolu Orman Kadastro Komisyonunun kendisine ait orman vasfında olmayan bu bölümü ana parselin dahiline alarak sınırlandırma yaptığını ve söz konusu alanın 2/B ile orman alanı dışına çıkarılması gerekirken orman dahilinde bırakıldığını belirterek, 783 ada 296 nolu parselin sınırları içinde bırakılan takriben 41.645 m2 lik bölümün Orman Kanunu'nun 2/B hükmü gereğince ifrazen parsel sınırının dışına çıkarılmasını istemiştir.
Asli Müdahil ... vekili Avukat ... ada 296 parselin ekli krokide gösterilen 18.287 m2 lik kısmını müvekkilinin kullandığını ve dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığını, kadastro çalışmalarının devam ettiğini belirterek, asli müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2013/127 Esas ... dosyada davacı ... parselde bulunan taşınmazın kadastro tespitinde davalı ... Bölge Müdürlüğü adına yazıldığını yapılan askı sonucu öğrendiğini, bu taşınmazı 1973 yılında il özel idareden taş ocağı işletmek için kiraladığını ve taş ocağı işletmesi kurduğunu ve ruhsatını aldığını, işlettiği alanın 50.007,82 m2 olduğunu, uzun zamandır tarafından kiralanan bu taşınmazın 2/B hükmü gereğince satılmasının hakkaniyete uygun olacağını 171 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan tespitin hatalı olduğunu kadastro tespitinin iptali için bu davayı açmak zorunda kaldığını belirterek, 783 ada 296 parselin kadastro tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2013/130 Esas ... dosyada davacı ... vekili Avukat ..., dava konusu 783 ada 296 parselin 10.743,73 m2 alanının Hazineye ecrimisil bedeli ödemek suretiyle müvekkilinde olduğunu, zilyetliğinde bulundurduğu alanı yıllarca emek ve para harcayarak imar ihya ettiğini, içine 23 yıl önce meyve ağaçları diktiğini, kuyu açtığını, 171 nolu Orman Kadastro Komisyonunun müvekkiline ait orman vasfında olmayan bu bölümü ana parselin dahiline alarak sınırlandırma yaptığını ve söz konusu alanın 2/B ile orman alanı dışına çıkarılması gerekirken orman dahilinde bırakıldığını belirterek, 783 ada 296 parselin 10.743,73 m2 bölümünün Orman Kanunu'nun 2/B hükümleri gereğince ifrazen parsel sınırlarının dışına çıkarılmasını istemiştir.
Birleşen 2013/131 Esas ... dosyada davacı ..., ... ada 296 parselin ekli krokide gösterilen kısmının uzun yıllardan beri zilyetliklerinde bulunduğunu, 10.9.2013 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu çalışmasında taraflarına ait muhdesatın tespit edilmediğini, toprak muhafaza karakteri olmayan kayalık ve taşlık arazinin orman olarak vasıflandırılmasının da hatalı olduğunu, ayrıca söz konusu yerin 2/B kapsamında taraflarına satılması gerekirken komşu bazı yerler haritada bu kapsamda işaretlenmişken aynı nitelikteki yerlerinin kapsam dışı tutulduğunu belirterek, ekli krokide gösterilen yerdeki zilyetliklerinin ve üzerindeki muhdesatın taraflarına ait olduğunun tespiti ile söz konusu bölgenin 2/B kapsamında satışa konulacak yerler şeklinde vasıflandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2013/128 Esas ... dosyada davacı ..., dava konusu 783 ada 296 parselin güney sınırında eski asfalt yola bitişik takriben 25.252 m2 bölümü tarım arazisi iken ... den 1960 yılında haricen satın alan kır bekçisi ... ten 1992 de satın aldığını, satın aldıktan sonra bu bölümü kendi emek ve parası ile daha da imar ihya ettiğini halen üzerinde 350 adet bağ, nar, zeytin,, incir, antep fıstığı ekip bahçeye dönüştürdüğünü, 1 adet kuyu açtığını, bir adet bağ evi yaptığını o günden bugüne kadar da zilyet ve tasarruf ettiğini, 171 nolu Orman Kadastro Komisyonunun kendisine ait orman vasfında olmayan bu bölümü ana parselin dahiline alarak sınırlandırma yaptığını ve söz konusu alanın 2/B ile orman alanı dışına çıkarılması gerekirken orman dahilinde bırakıldığını belirterek, 783 ada 296 nolu parselin sınırları içinde bırakılan takriben 25.257 m2 lik bölümün Orman Kanunu'nun 2/B hükmü gereğince ifrazen parsel sınırının dışına çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2013/129 Esas ... dosyada davacılar ..., ...,... vekili Avukat ..., müvekkillerinin 50 yıldır kullanımında olan dava konusu taşınmazın 171 nolu Orman Kadastro Komisyonunca orman alanı olarak düzenlendiğini ancak buranın orman olmadığını asliye hukuk mahkemesinde açılan tapu iptali tescil davaları, ecrimisil ihbarnameleri birlikte değerlendirildiğinde söz konusu alanın tarım arazisi olduğunun belli olduğunu belirterek, 171 nolu Orman Kadastro Komisyonunca taşınmazın orman alanı içinde sayılması durumuna itiraz ettiklerini belirtmiştir.
08.06.2016 havale tarihli dilekçe ile ... vekili Avukat ..., ... parselin 2.201 m2 müvekkili adına tapulu olduğunu dava konusu bir kısım taşınmazın orman sahası dışına çıkarıldığını bir kısmının içeride bırakıldığını ve kadastro çalışmalarının devam ettiğini belirterek, davacı yanında davaya katılmaları için asli müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli ve 2013/126 Esas, 2017/18 Karar ... kararı ile davalı ... ve Su işleri Bakanlığı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine; tarafların orman parseli içerisinde olan yerin 2/B madde uygulamasına konu edilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, kişinin idareyi zorlayıcı şekilde böyle bir davayı açamayacağı anlaşıldığından davacıların ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vasisi, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, birleşen dosya davacısı... vekili, birleşen dosya davacısı ... tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli ve 2017/693 Esas, 2018/105 Karar ... kararı ile, ormanlardan yararlanma hakkı Orman Yönetimi'ne ait ise de mülkiyeti Hazine'ye ait olup, Hazinenin davaya dahil edilmesi gerekirken dahil edilmeden, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı ve Hazine davaya dahil edildikten sonra, işin esasına girilip, tarafların delilleri sorulup toplanarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek davacı ... vasisinin istinaf isteminin kabulüne; birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin mahkeme ek kararına yönelik istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine; birleşen dosya davacısı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... 'nin süresinden sonra verilen istinaf dilekçelerinin HMK'nin 346. maddesi gereğince ayrı ayrı reddine, 6100 ... HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince, her davaya konu edilen taşınmazın, ayrı ayrı belirlenen değerine göre kesin olmak üzere karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ek kararı ile de, birleşen dosya davacısı ... (müteveffa) mirasçıları, katılan ... ve katılan ... vekili ...’ın süresinden sonra verilen istinaf dilekçesinin taraflar yönünden ayrı ayrı reddine, 6100 ... HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, taşınmazın değeri itibarıyla kesin olmak üzere karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 30.5.2018 tarihli ve 2018/4 Esas, 2018/33 Karar ... kararı ile, davanın Orman ve Su İşleri Bakanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine; davacının orman parseli içerisinde olan yerin 2/B madde uygulamasına konu edilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, kişinin idareyi zorlayıcı şekilde böyle bir davayı açamayacağı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermiş; hüküm, davacı ... vasisi ... tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.03.2019 tarihli ve 2018/1013 Esas, 2019/351 Karar ... kararı ile başvurunun esastan reddine dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda taşınmazın değeri itibari ile kesin olmak üzere karar verilmiş, bu karar davacı ... vasisi ... tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli ek kararı ile, temyiz dilekçesinin, HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ve bu karar davacı ... vasisi ... tarafından temyiz edilmiş; ayrıca 30.7.2019 tarihli dilekçe ile birleşen dosya davacısı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09.02.2018 tarihli kararını temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 10.09.2013 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması bulunmaktadır.
1. Davacı ... vasisi ... yönünden yapılan incelemede; 7251 ... Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin olmadığından 11.06.2019 tarihli ek karar kaldırılarak, istinaf talebinin esastan reddine dair kararın incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vasisi ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz istemine gelince; adı geçen vekile Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğ edilmediği anlaşıldığından, temyiz istemi süresinde kabul edilerek istinaf talebinin süreden reddine dair kararın incelenmesine geçildi.
Bölge Adliye Mahkemesi 09.02.2018 tarihli kararı ile, birleşen dosya davacısı ... vekiline gerekçeli kararın usulüne uygun olarak 09.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinde havale tarihi bulunmadığı, ancak istinaf harcının 24.08.2017 tarihinde yatırıldığı, dolayısıyla istinaf kanun yoluna 6100 ... Kanun'un 345. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre geçirildikten sonra başvurulduğu gerekçesiyle süresinde olmayan istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli ve 2013/126 Esas, 2017/18 Karar ... kararında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (15) günlük yasal süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine başvurulabileceğinin belirtildiği ve birleşen dosya davacısı ... vekilince de bu süre içerisinde kararın istinaf edildiği anlaşıldığına göre, istinaf istemi süresinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi'nin birleşen dosya davacısı ... yönünden süreden redde ilişkin kararının bozulmasına ve kararın istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vasisi ...'ın temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09.02.2018 tarihli ve 2017/693 Esas, 2018/105 Karar ... kararının ... yönünden BOZULMASINA, istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL'nin temyiz eden ... vasisi ...'tan alınmasına, ...'tan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.