Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketlerin kurmuş olduğu adi ortaklığın ...Residences projesinde 09.06.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, şantiyede iş-... ve güvenlik teknikeri olarak çalıştığını, davalı şirketlerin müvekkilinin iş akdini 28.02.2013 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak feshettiklerini, işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile genel tatil, hafta tatili, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Vekili Cevabında Özetle:
Davalılar vekili; davacının işten ayrılması üzerine alacaklarının tahakkuk ettirilerek ibraname karşılığı kendisine ödendiğini, gerek ibraname gerekse bordroların haklarının ödendiğini ispat ettiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi, aylık ücretinin net 2.000 TL olduğunu, bir kısmının elden kalanının ise banka kanalı ile ödendiğini ileri sürmüştür.
Davalı işveren ise davacının, bordroda belirtilen ücreti aldığını savunmuştur.
Davacı tanıkları iddiayı, davalı tanıkları ise savunmayı doğrular mahiyette beyanda bulunmuşlardır.
Mahkemece, davacının net 2.000 TL ücret ile çalıştığı kabulüyle alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar yerel mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış ise de, İTO tarafından davacının ücretinin işveren ile arasındaki anlaşmaya bağlı olarak değişebileceği belirtilmiştir.
Bu hali ile emsal ücret araştırmasının yetersiz olduğu ortadadır.
Bu nedenle mahkemece davacının meslekte geçirdiği süre, işyerindeki kıdemi, eğitim durumu, meslek ünvanı ve işyerinde fiilen yaptığı iş belirtilmek sureti ile ilgili meslek odaları, kurum ve kuruluşlar ile sendikalardan emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra ücret miktarı tespit edilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3- Davada birden çok davalı bulunmasına karşın davalılar arasındaki hukuki ilişki bir değerlendirmeye tabi tutulup, bu konuda bir gerekçe oluşturulmadığı gibi hüküm altına alınan alacaklardan hangi davalının sorumlu olduğu da belirtilmeksizin davalıdan tahsiline şeklinde karar verilmesi de HMK.nın 297/2. Maddesine aykırı olup, ayrı bir bozma nedenidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.