Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/429 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.03.2020 tarihli ve 14-2016/75003 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastının bulunmadığına, cinsel taciz suçundan cezalandırılması gerektiğine, somut delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun sarkıntılık düzeyini aşacak şekilde üst kıyafetlerini çıkartarak katılan mağdureyle öpüştükleri, katılan mağdurenin gögüslerini ellediği, cinsel organını cinsel organına değdirdiği kabul edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma evresinde on sekiz yaşının tamamlamadığı halde son duruşmanın kapalı yapılması gerekirken açık yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi yerine birinci fıkrası olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin eleştiri nedenleri dışında usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4. Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın reddine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından Tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/429 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.