SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Kayden 10.09.1999 doğumlu olan ve on beş yaşını tamamlayan mağdure ...'nın soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcılığında alınan 11.09.2015 tarihli beyanında suça sürüklenen çocuktan (SSÇ) şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, şikayetten vazgeçmeden dönülemeyeceğinden ve sonradan şikayet ve katılma talebinde bulunan mağdureyle ilgili verilen katılma kararı hukuki dayanaktan yoksun olduğundan mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/309 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında;
a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve beşinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
SSÇ müdafiinin temyiz isteminin, cezalandırmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin kanıt bulunmadığına, mağdure ve tanık beyanlarının çeliştiğine yönelik olduğu görülmüştür.
SSÇ ile mağdurenin olay öncesine dayanan arkadaşlık ilişkisi kurduğu, olay günü SSÇ ile buluşan mağdureyi SSÇ kendi ikametine götürdüğü, burada bir süre durduktan sonra evlerinin altındaki inşaat halindeki yere götürdüğü, burada mağdureye yönelik "Seni öldürürüm, seni kimse bulamaz" şeklinde tehdit ederek mağdurenin vücudunun değişik yerlerine dokunduğu şeklinde olay kabul edilmiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 10.09.1999 doğumlu olan ve on beş yaşını tamamlayan mağdur ...'nın soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcılığında alınan 11.09.2015 tarihli beyanında suça sürüklenen çocuktan (SSÇ) şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, şikayetten vazgeçmeden dönülemeyeceğinden ve sonradan şikayet ve katılma talebinde bulunan mağdureyle ilgili verilen katılma kararı hukuki dayanaktan yoksun olduğundan mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. SSÇ Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Olay tarihinde on altı yaşından küçük mağdurenin ifadeleri ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, müsnet suçu silahtan sayılan bıçak ile işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, SSÇ hakkında kurulan hükümlerde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. SSÇ Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünün 2 nolu bendinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/309 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.