SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin bir aylık yasal süreden sonra olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği katılan vekilinin temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/315 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik ve özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarından, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik ve özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyizi, eksik araştırma ile karar verildiğine, Mahkeme'nin değerlendirmesinin hatalı olduğuna, ilişkindir.

A. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
04.02.2016 tarihli hükme yönelik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde belirlenen bir aylık yasal süreden sonra 05.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207,208 ve 257 nci maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.01.2015 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/315 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/315 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.11.2023 tarihinde karar verildi.