SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun;
a) Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci ve son fıkraları uyarınca 7 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

karar verilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olması sebebiyle suça sürüklenen çocuk lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

Mahkemece; '' Suça Sürüklenen Çocuk ...'ın suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olduğu, yine mağdurun da 12-15 yaş grubu içerisinde olduğu, olay tarihinde saat: 17;30 sıralarında mağduru zorla kendisinin kaldığı ve demirlerden yaptığı oda şeklindeki yere götürüp, orada mağdura bana bir kez vereceksin dediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine,yerden taş alıp, mağdura, benim dediğimi yapacaksın diyerek vurduğu, mağdurun bunun üzerine korkudan sesini çıkartamadığı,Suça Sürüklenen Çocuğun da mağdurun pantolonunu ve iç çamaşırını indirip,cinsel organını mağdurun anüsüne sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, bu durumun Suça Sürüklenen Çocuk tarafından da kabul edildiği, mağdurun hazırlık beyanında da anlatıldığı, dosyada mevcut adli tıp uzmanınca düzenlenen raporda da,mağdurda akut livata bulgularının tesbit edildiğinin bildirildiği, yine olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğu, ayrıca mağdura ait iç çamaşırında bulunan spermlerin Suça Sürüklenen Çocuk ...'a ait olduğunun anlaşıldığı,bu şekilde 15yaşından küçük mağdura yönelik zorla organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu anlaşılan ve hürriyeti tahdit suçunu işlediği anlaşılan Suça Sürüklenen Çocuğun cinsel istismar eylemine uyan ve lehine olduğu anlaşılan 6545 sayılı yasa ile yapılan değişilikten önceki TCK'nun 103/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına,eylemin 15 yaşından küçük mağdura karşı gerçekleştirilmesi nedeniyle Suça Sürüklenen Çocuk hakkında TCK'nun 103/4 maddesinin,ruh sağlığının bozulması nedeniyle TCK'nun 103/6 maddesinin uygulanmasına,Suça Sürüklenen Çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunması nedeniyle hakkında TCK'nun 31/2 maddesi hükümlerinin uygulanmasına, yine Suça Sürüklenen Çocuğun üzerine atılı cinsel amaçlı çocuğa karşı hürriyeti tahdit suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan TCK'nun 109/2-3-f-5,31/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Mağdur ve müştekiye usulünce davetiyenin tebliğ edildiği, ancak duruşmaya katılmadıkları,bu nedenle hazırlık aşamasında mağdurun beyanlarının alınması, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmadıkları anlaşıldığından, dinlenmelerinden vazgeçilmiştir. Suç tarihinde yürürlükte olan ve Suça Sürüklenen Çocuğun eylemini düzenleyen TCK'nun 103 maddesinde 6545 sayılı yasayla yapılan değişiklik sonucu getirilen düzenlemeler açısından lehe-aleyhe değerlendirmesi yapılmasının TCK'nun 7/2 maddesi uyarınca zorunlu olduğu,bu bağlamda, 6545 sayılı yasayla yapılan değişiklik sonucu getirilen düzenlemelere göre, 15 yaşından küçük mağdurü organ sokmak suretiyle cinsel yönden istismar ettiği iddia edilen Suça Sürüklenen Çocuğun eylemini düzenleyen TCK'nun 103/2 madde uyarınca getirilen düzenleme sonucunda cezanın 16 yıldan aşağı olamayacağı öngörüldüğü, eylemin 15 yaşından küçük mağdura karşı gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK'nun 103/4 maddesi hükümlerinin uygulanması sonucunda cezanın ½ oranında artırılması halinde 24 yıl hapis cezası olacağı,TCK'nun 31/2 maddesi uyarınca yaşı nedeniyle cezasından taktiren 1/2 oranında indirim yapılması durumunda 12 yıl hapis cezasına hükmolunacağı, oysa 6545 sayılı yasa ile yapılan değişilikten önceki metne göre,netice cezanın 7 yıl hapis cezası olduğu, sonuç ceza miktarı itibariyle cinsel istismar suçu yönünden 6545 sayılı yasa ile yapılan değişilikten önceki metnin Suça Sürüklenen Çocuk lehine olduğu anlaşılmış, Suça Sürüklenen Çocuk hakkında bu madde hükümleri uygulanmıştır. Suça Sürüklenen Çocuğun geçmişinden anlaşılan olumsuz kişiliği, sosyal kişiliği dikkate alındığında,gerektirici bir neden görülmediğinden taktiri nedenlerle uygulama yapılmamış, Suça Sürüklenen Çocuğun cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarıyla ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.