1) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının lehe olan 765 sayılı TCK.nun 504/7.maddesi nazara alınarak, 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2, CMK.nun 223/8. madde ve fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine,
2) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi nazara alınarak suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği 23/11/2010 tarihine kadar 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının CMK.nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine

I-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

II-Katılan vekilinin, sanık ... hakkında "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
... Eczanesinin sahibi sanık ...’in, 4483 sayılı Yasa gereğince soruşturma izni alınmak üzere dava dosyası tefrik edilen ve suç tarihinde sağlık ocağında doktor olarak görev yapan diğer sanıklarla iştirak halinde reçeteler üzerinde ekleme ve tahrifat yolu ile sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında, eylemin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339. (5237 sayılı TCK'nun 204/2) maddesinde yazılı “memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak” suçunu oluşturacağı, bu suç nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 66/1-d, 67/4. (765 sayılı Yasanın 102/3, 104/2.) maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek eylemin 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesi kapsamında kaldığından, aynı Yasanın 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, 21.11.2001 suç tarihinden itibaren 23.11.2010 iddianame tarihine kadar dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.