765 sayılı TCK'nun 342/1,80. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası
I-) Sanık ... müdafii ile sanık ...’ın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşılmış ve sanık ... müdafii ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-) Sanık ... müdafii ile sanık ...’ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,suça konu çeklerden.... Tic.Ltd.Şti’ne ait -2- adedinin 25.05.2002, ...’ya ait -1- adedinin ise 04.06.2002 tarihinde yapılan alışveriş karşılığında katılanların murisine verilmek suretiyle kullanıldığı olayda, gerek 765 sayılı TCK’nun 80, gerekse 5237 sayılı TCK’nun 43.maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulunun oluştuğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Sanıkların aşamalarda yüklenen suçla ilgilerinin bulunmadığını savunmaları,beyanları mahkumiyet hükmüne esas alınan ve suça konu çeklerden 2 tanesinde 1. ciranta 1 adet çekte ise 2. ciranta olarak isim ve imzası bulunan ...’ın Cumhuriyet savcılığında sanık sıfatıyla verdiği 05.02.2003 günlü anlatımında, 2002 yılı Mayıs ya da Haziran ayında ....ilinde,daha önceden tanıdığı ...’ın ... ve ... ile birlikte yanına gelerek ...'da sağlam çekler olduğunu, nohut alıp alamayacaklarını sorduğunu, ...’in herhangi bir şey söylemediğini, bunun üzerine ... ve .... ile ... iline geldiklerini, .... suça konu çeklerden ... İnşaata ait olan -2- adedini ...’a verdiğini, ...’un da kendisine verdiğini ve kendisinin ...’a giderek bu çeklerle nohut aldığını,yaklaşık 10 gün sonra ...’un kendisine tekrar gelerek bu kez de Akbank’a ait ....'dan aldığını söylediği suça konu 3. çeki verdiğini bu çekle de ...'tan nohut aldığını ve nohutları ...' a teslim ettiğini,19.11.2002 günlü Cumhuriyet savcılığında sanık sıfatıyla verdiği ifadesinde ise, 25.05.2002 tarihinde ...'tan aldığı gıda maddesi karşılığında verdiği Ziraat Bankası... şubesine ait 2 adet çeki daha önceden iş yaptığı ... ile ...’den aldığını, gene ...'tan 4.6.2002 tarihinde yapmış olduğu alışverişe karşılık verdiği Akbank ... şubesine ait çeki de iş karşılığı ....’dan aldığını, keşidecilerinin çek bedelini ödememek için çalındığını iddia ettiklerini, 20.12.2006 tarihli Cumhuriyet savcılığında tanık olarak verdiği ifadesinde; 05.02.2003 tarihli Cumhuriyet savcılığında sanık sıfatıyla verdiği ifadesini kısmen tekrarlayarak bu kez ...'tan aldığı nohutları ... ile ...' e teslim ettiğini beyan ettiği, 11.11.2008 günlü duruşmada müşteki sıfatıyla tespit edilen anlatımında da; sanıklardan ...’ı tanıdığını, olay tarihindeki günlerde yanında ... ile gelerek çekleri olduğunu nohut ticareti yapalım dediğini, birlikte ... İline gittiklerini, ...'un çekleri kendisine verdiğinde yazılı olduğunu, ....’ta ... ile görüşüp çeklerle mal alacaklarını söylediğini, ... bir miktar peşin para isteyince ...’un verdiği 2.000 YTL para, suça konu -2- adet çek ile cebinden 1.000 YTL katarak ...’a verip nohut aldığını,...ve ...’un bir hafta kadar sonra yanlarında .... diye bir başka kişi ile gelerek yine nohut alacaklarını söyleyip suça konu 2. çeki verdiklerini, Uşak iline gene birlikte gittiklerini, ancak ..., ...ve yanlarındaki kişinin yine ...’un dükkanına girmediklerini,kendisinin ...'la görüşüp ...'tan aldığı çek ile birlikte ayrıca yaklaşık 8.000 YTL lik bir bono imzalayıp vererek nohut alarak, ...ve ...’a teslim ettiğini beyan ettiği, suça konu çeklerden .... İnş.Turizm Tic.Ltd.Şti’ne ait olan çeklerle ilgili şirket yetkilisi ... adına vekilinin, 26.07.2002 havale tarihli dilekçe ile sanık ... tarafından çalındığına ilişkin Cumhuriyet savcılığı’na şikayette bulunduğu, bilahare 14.02.2004 tarihinde vefat eden ...’in Cumhuriyet savcılığı’na verdiği ifadesinde vekilinin şikayet dilekçesini tekrarlayarak, suça konu çeklerin aynı pansiyon odasında kalırken 16.06.2002 tarihinde ... tarafından çalındığını sonradan farkettiğini beyan ettiği halde, ... vekilinin şikayet dilekçesi ve ...'ın ifade içeriklerine göre bu çeklerin ...’a 25.05.2002 tarihinde verildiğinin anlaşılması, boş olarak çalındığı iddia olunan çeklerdeki keşideci imzasının müteveffa ...’e ait olduğunun bilirkişi raporu ile saptanması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, öncelikle beyanları hükme esas alınan ...’ın beyanları arasındaki çelişkiler giderilerek, suça konu -2- adedi .... İnşaata ait olup yapılan alışveriş karşılığında 25.05.2002 tarihinde, 1 adedi ...’ya ait olup yapılan alışveriş karşılığında 04.06.2002 tarihinde ...' a verilen çekleri kimden, ne şekilde aldığı,.... İnşaat şirketi yetkilisi ... ile muhatap olup olmadığı, aldığı malları kime teslim ettiği hususlarında beyanının alınarak, suça konu çekler üzerinde ...’a ait yazı, rakam ve imza bulunup bulunmadığına dair bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken ...’ın çelişkili anlatımları hükme esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.