Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 1651 parsel sayılı taşınmazının bir kısmına komşu 1631 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ... ile kiracısı olan davalı ...'ın kullanmak suretiyle haksız müdahalede bulunduklarını ve taşkın şekilde baraka yaptıklarını, yine taşınmazının diğer kısmına komşu 1635 parsel sayılı taşınmaz maliki ... ile kiracısı olan davalı ... tarafından tel örgü çekmek suretiyle haksız müdahalede bulunduklarını ileri sürerek davalıların çekişme konusu 1651 parsel sayılı taşınmaza yönelik el atmalarının önlenmesi ile taşkın tapının yıkımını istemiştir.
Davalılar.... vekili,... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/328 E sayılı dosyası ile eldeki davanın aynı olması nedeniyle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, müvekkilleri ....in kadastroca belirlenen sınırlara uygun olarak maliki oldukları taşınmazları kullandığını, tersimat hataları nedeniyle yenileme kadastrosu yapılacağından sonucunun beklenilmesi gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaları da takip etmemişlerdir.
Mahkemece, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 18/03/2014 havale tarihli raporda B ve C harfi ile gösterilen kısımlara davalılar....'in el atmasının, E harfi ile gösterilen kısma davalılar ... ile ...'nin el atmalarının önlenmesine, C harfi ile gösterilen kısım üzerinde bulunan yapının yıkımına karar verilmiştir.
Karar, davalılar ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, kayden davacıya ait taşınmaza davalılar tarafından müdahalede bulunulduğu saptanarak ve mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar ... vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Davalılar ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Bu durumda her bir davalının el attığı alan üzerinden harç, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulması gerekmektedir. Mahkemece, harç, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları hatalıdır.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
1) Hükmün, ( 2.) bendinin tümden çıkarılarak, yerine ; '' Alınması gereken 8.763,42 TL harçtan peşin alınan 74,25 TL harcın ve 2.105,50 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.583,67 TL harcın 3.417,22 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan, geriye kalan 3.166,44 TL'sinin davalılar ... ve ...'den alınarak Hazineye irat kaydına, '' cümlesinin yazılmasına,
2) Hükmün, ( 3.) bendinin tümden çıkarılarak, yerine; '' Davacı tarafından yapılan 98,70 TL dava harcı, 2.105,50 TL tamamlama harcı, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00 TL araç ücreti ve 74,00 TL tebligat masrafı olarak toplam 3.178,20 TL yargılama giderinin 1.589,10 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan, geriye kalan 1.589,10 TL'sinin davalılar ... ve ....'den alınarak davacıya ödenmesine, '' cümlesinin yazılmasına,
3) Hükmün ( 4.) bendinin tümden çıkarılarak, yerine '' Karar tarihindeki A.A.Ü.T hükümleri uyarınca 7.624,68 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan, 7.087,11 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine, '' cümlesinin yazılmasına, davalılar ... vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.