1- Sanıklar ... ve ...hakkında; 765 sayılı TCK'nun 342/1,80,40. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

2- Sanık ... hakkında; 765 sayılı TCK'nun 342/1,80,40. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

3- Sanıklar ... ve ... hakkında; 765 sayılı TCK'nun 342/1,80. maddeleri gereğince 4 ay hapis ve 86,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 765 sayılı TCK'nun 71,72. maddeleri gereğince cezaların içtima ettirilmesi ve 40 maddesinin uygulanması

4- Hükümlü ... hakkında;

a- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Kanun hükümleri lehine olmadığından 765 sayılı TCK'nun 342/1,80. maddeleri gereğince hükmolunan 2 yıl 4 ay ağır hapis cezasının 5252 ve 5346 sayılı Kanunun gereğince 2 yıl 4 ay hapis olarak infazına,

b- Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 157,52/2,43. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 4.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-5 maddesinin uygulanmasına ilişkin ek karar

1-Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

2- Müdafilerinin, sanıklar ... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik ile dolandırıcılık”; sanıklar ...,... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan 24.07.2006 tarihli mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... ve ...’e yüklenen “dolandırıcılık” suçu yönünden suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ye yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden ise hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle dolandırıcılık suçu yönünden 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,

3-Hükümlü ... müdafiinin 27.06.2005 gün, 2002/81-330 E/K sayılı uyarlama hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin 27.06.2005 günlü uyarlama hükmüne yönelik hükümlü müdafiinin temyiz talebi itiraz mahiyetinde kabul edilerek mercii Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2005 günlü kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de;Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.12.2005 gün 162/173 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, gerek evrak üzerinde gerekse duruşma yapılarak verilen kararlar hüküm niteliğinde olup temyize tabi bulunduğu ve mercii’nce verilen “itirazın reddi” kararı hukuken yok hükmünde bulunduğu, uyarlama kararları için duruşmalı inceleme olanağı bulunmadığından hükümlü ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317 ve 318. maddeleri (5271 sayılı CMK’nun 299/1. maddesi) gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinde, mahkemece bir değerlendirme yapılarak, suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp ilgili maddenin 3. fıkrası uyarınca da önceki mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, erteleme hükümlerinin uygulanmaması yönünden takdir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinden duruşma yapılmaksızın karar verilmesi, yasaya aykırı,

2- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231/5 ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, hükümlü hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hüküm yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.