Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl davada davacı; paydaşı olduğu olduğu 112 Parsel sayılı taşınmazda kendisine ve davalı paydaşa ait seralar olduğunu, davalıya ait seradan gelen yağmur suları öncesinde taşınmazın sınırında yer alan ve kesik olarak tabir edilen dereye akarken davalının eski seranın yerine istikametini değiştirerek yeni sera kurması ve serasının eteklerini toprak ile yükseltip naylon sererek korumaya çalışması nedeniyle davacıya ait seradaki ürünlerin zarar görme tehlikesi doğduğunu, bunun yanında davalıya ait limon ağacının dallarının serasına girecek kadar uzadığını ayrıca paydaşı olduğu davalının ise kayden ilgisinin bulunmadığı 174 parsel sayılı taşınmaza davalının beton dökmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, serasının zarar görmesini engelleyici tedbirlerin alınması, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir.
Birleştirilen davada davacı; paydaşı olduğu 112 parsel sayılı taşınmazın kullanımına yönelik paydaşlar arasında rızai taksim sözleşmesi düzenlendiğini davalı paydaşın ise bu taksim sözleşmesi düzenlendikten sonra paydaş olduğunu ancak taksim sözleşmesine uymayarak kullanımındaki bölüme sera kurmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, eltamanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl dava müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişme konusu limon ağacının dalları davalı tarafından kesildiğinden bu konudaki istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada eltamanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş, ecrimisil isteği hakkında ise olumlu, olumsuz bir karar verilmemiştir.
Karar, asıl davanın davacısı (birleştirilen dava davalısı) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; çekişme konusu taşınmazın narenciye bahçesi niteliği ile davacı, davalı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 695. maddesi uyarınca yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda paydaşların yaptıkları düzenleme ve aldıkları kararlar ile mahkemece verilen kararların sonradan paydaş olan veya pay üzerinde ayni hak kazanan kimseleri de bağlayacağı, taşınmazlarda yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin kararların sonradan paydaş olan veya pay üzerinde ayni hak kazananları bağlaması için, bunların tapu kütüğüne şerh edilmesi gerektiği, tapu kütüğünde taksim krokisine ilişkin şerh olmadığından davalıyı bağlamayacağı, ancak; birleştirilen davada davalı ... TMK'nun 695. Maddesine göre taksim krokisi ile bağlı değil ise de yapılan keşif sonucu fen bilirkişisince dosyaya sunulan 20/03/2104 tarihli denetime elverişli ek raporda taksim krokisinin paftasına uyduğu, davalı ve davacının kullanımlarının taksim krokisine uygun olduğu böylece davalı ...'ın çekişmeli 112 parsel sayılı taşınmazdan pay satın aldıktan sonra yeni bir fiili kullanım biçiminin oluştuğu buna göre de çekişmeli bölümün davacı ...'in kullanımına bırakıldığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğrudur. Her ne kadar; mahkemece, davacı ...'in ecrimisil isteği yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
Davalı ...'ın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.