Sanıkların mahkmiyetlerine
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 29.05.2001 gün ve 6-106/111 sayılı kararında açıklandığı üzere, TCK'nun 245. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında düzenlenen suçlarda, çıkardıkları kredi kartları kopyalanarak kullanılan bankalar zarar gördüklerinden suçun mağduru oldukları cihetle; sanıkların, 5 farklı bankaya ait kredi kartı bilgileri kopyalanmış suça konu 18 adet sahte kredi kartından 1 tanesini kullanarak haksız yarar sağladıkları, 2 tanesiyle harcama yapmak istedikleri ancak başarılı olamadıkları, kalan 15 kart ile henüz harcama veya harcama teşebbüsünde bulunamadan yakalandıklarının anlaşılması karşısında; TCK'nun 245/3. maddesinde düzenlenen sahte kredi kartını kullanmak suretiyle haksız yarar sağlamak veya yarar sağlamaya teşebbüs etmek (TCK'nun 245/3,35) suçlarının banka sayısınca ve aynı bankaya ait birden fazla kart bilgilerinin kopyalanması durumunda ise kendi içerisinde zincirleme suçu oluşturacağı dikkate alınarak ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi, tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizlikleri karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, mahkemece dosya arasına konulan suça konu sürücü belgesi üzerinde temyiz incelemesi sırasında heyetimizce yapılan gözlemde belgenin normal bir sürücü belgesinde bulunması gerekli tüm unsurları taşıdığı, sahteliğinin ilk bakışta anlaşılamayacağı değerlendirildiğinden aldatma yeteneğini haiz olduğu cihetle tebliğnamenin 2-a bendindeki bozma düşüncesine, 5271 sayılı CMK’nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, suçun işleniş özelliklerine, suç konusunun miktar ve önemine dayanarak adli para cezası bakımından alt sınırdan ayrılmak suretiyle hüküm kuran mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği gibi mahkemenin hatalı uygulamasıyla sanıklar hakkında “kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan eksik cezaya da hükmedildiği cihetle tebliğnamenin 1-a bendindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık ... ve suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık ... hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafıleri ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinin 1.fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulurken suç tarihine uygun olarak 5237 sayılı TCK uyarınca mahkumiyet hükmü tesis edildiği halde, sanığa verilen hapis cezasının “647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına” denilerek karma uygulama yapılması,
Yasaya aykırı görülmekle hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkralarında 53. maddenin tatbikine ilişkin kısımların çıkartılarak yerlerine "sanığın, TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," denilmek ve "hüküm fıkrasının 2. fıkrasının 3. bendindeki 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, "5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına" yazılmak suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.