Eylemlerin bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; aralarında önceye dayalı arkadaşlık bulunan mağdure ile sanığın olay gecesi saat 00: 30 sıralarında buluşup araçla bir süre gezdikten sonra cadde üzerinde aracı durdurup konuşmaya başladıkları ve aralarında çıkan tartışma nedeniyle sanığın, mağdureye hitaben “seni sabaha kadar döveceğim, ...'de yaşatmam” şeklinde sözler söyleyip yumrukla gözüne vurması üzerine araçtan inen mağdurenin yoldan geçmekte olan polislerden yardım istediği anlaşıldığından, somut olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmayıp mevcut haliyle sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 106/1 ve 86/2. maddelerinde yer alan tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilerek bu suçlardan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.