...

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında ... mevkinde kain 51 ada 15 parsel ... 8500 metrekare, ... ada 19 parsel ... 3700 metrekare, 141 ada 79 parsel ... 24900 metrekare, 143 ada 14 parsel ... 17200 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların tespitleri davalı olduklarından malik haneleri boş bırakılmak suretiyle yapılmıştır.

Davacı ... tarafından tespittten önce Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine aleyhine açılan belirtme ile oluşan tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Asli müdahil ...; 143 ada 14 parsel ... taşınmazın murisinden kaldığından iddia ederek taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen ilk kararda müdahil davasının koşulları oluşmadığından reddine, tüm dosya kapsamı ile davacının murisi lehine hazine tapularının tesisinden önce zilyetlikle edinme şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, taşınmazların tamamının davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1998/3616 esas ve 1998/3718 karar ... ilamıyla eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen ikinci kararda tüm deliller çerçevesinde Hazinenin sahip olduğu davalı yere ait tapuların gerçeği yansıtmayan ve hatalı olarak tutanağa geçirilen mahalli bilirkişi beyanlarından ibaret olduğu, tutanak bilirkişilerinin de tutanağa yanlış geçirildiği hususunu desteklediği anlaşılmakla beraber; davacının babasının ve dedesinin buradaki zilyetliğinin nizasız ve fasılasız 1960'dan geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu ayrıca imar ve ihya şartını gerçekleştirdiği rapor ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılmakla, buraların Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerden olmayıp, çevresindeki gerçek kişilere ait tarım arazilerinden bir farkı bulunmayıp mera özelliği de taşımadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, çekişme konusu 141 ada 79 ve 143 ada 19 parsel ... taşınmazlara ait 18.03.1965 tarih, 435 nolu, 143 ada 14 parsel ... taşınmaza ait 18.03.1965 tarih 440 sıra nolu ve 29.7.1993 tarih 59 sıra nolu, 151 ada 15 parsel ... taşınmaza ait 18.03.1965 tarih 396 sıra nolu Hazine tapularının iptaline, ... ada 15,143 ada 14,143 ada 19 ile 141 ada 79 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen bölümünün davacı ... adına, 141 ada 79 parsel ... taşınmazın geriye kalan 2.371,50 yüzölçümündeki bölümünün ise taşınmazdan ifrazı ile Hazine adına tarla olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili ve müdahil ... tarafından temyiz itirazları üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/13583 Esas, 2018/412 Karar ... ilamıyla ilk kararı temyiz etmemekle kendisi yönünden kesinleştiğinden müdahil ...'ın temyiz inceleme isteminin reddine, 143 ada 14,19 parseller ve 151 ada 15 parsel yönünden davalı Hazinenin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek hükmün bu parseller yönünden onanmasına, 141 ada 79 parsel yönünden ise infazı mümkün, ölçekli ve krokili rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bu parsel yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen son kararda, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 28.10.2019 ve 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporları kararın eki sayılarak bilirkişilerin raporlarında 141 ada 79 nolu parsel içerinde kalan ve yeşil renkte B harfi ile gösterilen 21.417,98 m2 lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 141 ada 79 nolu parsel içerinde kalan ve kırmızı renkte A harfi ile gösterilen 3.710,76 m2 lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile dere yatağında kaldığı anlaşılan bu alanın, 4721 ... TMK 715 ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 16/c maddeleri gereğince tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.