Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Orman İdaresinin 08.09.2008 tarihli katılma talebi hakkında aynı tarihli celsede katılma kararı verildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

1.Sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları kapsamında motorlu testereyle ağaç kesme suçunu oluşturduğu, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, sanığın savunmasının alındığı 14.11.2008 tarihinden itibaren 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile düşme kararı verilmesinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli, 2020/486 Esas, 2020/682 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz nedenleri ve dikkate alınan sair husular yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.