Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı ..., maliki olduğu 35 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının davalı tarafından yapı inşa edilmek suretiyle kullanıldığını ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı tapu tahsis belgesine dayanarak kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu tahsis belgesi uyarınca kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli, 35 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Silahtar ... Vakfı adına kayıtlı olduğu, şerhler hanesinde " üzerinde fuzulen yapılmış inşaat vardır " ibaresinin bulunduğu, 25.02.1985 tarihli davalı adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesinin bulunduğu, tahsis belgesinin 35 ada 7 parsel sayılı taşınmaz için düzenlenmesine rağmen adres bilgileri ile davaya konu taşınmazın aynı olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur.
Şöyle ki, tapu tahsis belgesinde yazılı ... Mahallesi ... Caddesi 15 numara ile dava konusu edilen taşınmazın aynı adres olduğu saptanarak sonuca gidilmiş ise de tahsis belgesinde yazılı 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı getirtilmediği gibi nerede olduğu da tespit edilmemiş, 04.01.2016 tarihli raporda 7 parsel sayılı taşınmazın büyük bir alanı kapsaması, sınırlarının zeminde sabit olmaması nedeniyle nerede olduğunun tespitinin tam olarak belirlenemediği denilmekle yetinilmiştir.
Hal böyle olunca; öncelikle, 35 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının getirtilmesi, mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli 3 parsel ile 7 parsel sayılı taşınmazın krokide gösterilmesi, tapu tahsis belgesinin hangi alanda kaldığının kuşkuya mahal vermeyecek şekilde saptanarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda yazılı nedenle davacı kurum vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.