Şikayetçi vekili 01.04.2009 havale tarihli şikayet dilekçesinde sanık ... hakkında da alacaklıları zarara uğratmak için mal kaçırdığı iddiası ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği halde bu konuda hüküm kurulmadığı görülmekle, mahkemesince mahallinde bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Şikayete konu Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2009/60, 2009/61,2009/62, 2009/938 ve 2009/2233 esas sayılı takip dosyaları ile sanığa ait taşınmaz ve menkullerin üzerine hacizler tatbik edilmekle birlikte aynı hacizli mallar üzerinde başka dosyalardan dolayı da hacizlerin bulunduğunun anlaşılması nedeniyle hacizli malların değeri ile üzerindeki tüm hacizli alacakların miktarları belirlenerek, anılan alacakların karşılanmasından sonra şikayete konu dosya borçları için paranın kalıp kalmadığı saptanıp, şikayete konu tasarrufun iptaline ilişkin Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/373 esas sayılı dosyasının sonucu beklenip, ayrıca, şikayet dilekçesinde Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün 2008/140008 esas sayılı dosyasında muvazaalı olarak takip başlatıldığı, tarafların dünür olduğunu ve kendilerinden önce borçlu şirketin malvarlığına haciz tatbik edilerek zarara uğradıklarının iddiasına konu dosyadaki borcun nereden kaynaklandığı, takip alacaklısı ...'ın beyanının tespiti ile akrabalık bağına ilişkin nüfus kayıtları getirtilip muvazaa olgusu araştırılarak, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29/11/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.