Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalıya ait avukatlık bürosunda 23.12.2009 tarihinde yönetici sekreter olarak çalışmaya başlayan müvekkilinin işten 05.07.2013 tarihinde haksız olarak çıkarıldığını, sigortalı girişinin 14.05.2010'da bildirildiğini, sigortalı kazancının gerçek üzerinden göstermediğini, yıllık izninin kullandırılmadığını, en son aylık net 1.500 TL ücret aldığını iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; kendisine ait avukatlık bürosunda Mayıs 2010'dan itibaren sekreter olarak çalışan davacının genel tatil tatiller hariç, hafta içi 09.00-18.00 saatleri arasında hizmet verdiğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği uyuşmazlık konusudur.
Davacı, iş sözleşmesinin ücretin eksik ödenmesine itiraz etmesi üzerine “beğenmezsen çık, git” denilerek işveren tarafından feshedildiğini iddia etmiş, bu konuda davalının yemin teklifini yerine getirmiş, dinlenen davacı ... da davalının davacıyı işten çıkaracağını kendisine söylediğini ve davacıya verilen işlerin kendisine tevdi edildiğini beyan etmiştir.
Maddi bu olgulara göre iş sözleşmesinin işverence feshedildiği açıktır. Davacının ihbar tazminatı talebininde kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalıdır.
3- Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.