Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 11.09.2008 tarihinde...Ltd. Şti.’nde çalışmaya başladığını, 01.11.2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, 01.11.2012 tarihinden itibaren diğer davalı yanında çalışmaya devam ettiğini, sadece şifahi bilgilendirme ile girişinin yapıldığını, işten çıkartıldığı 27.06.2013 tarihine kadar bu davalıya ait işyerinde çalıştığını, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı...Ltd.Şti. vekili, davacının 01.11.2012-27.06.2013 tarihleri arasında çalıştığını, önceki çalışmalardan sorumlu olmadıklarını, alacakların zamanaşımına uğradığını, bordrolarda ücretin belli olduğunu, kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, ihbar tazminatının ödendiğini, izin hakkı doğmadığını, tüm alacakların ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı... Ltd. Şti. vekili, belirsiz alacak davası açılamayacağını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş akdinin 01.11.2012 tarihinde son bulduğunu, tazminat ve ücret alacaklarının ödendiğini, 11.09.2008-01.11.2012 tarihleri arasında çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu, davalı işverenler tarafından iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini engeller bir nedenle sona erdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dava tarihinin 31.07.2013 olmasına karşın gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 12.08.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Usul açısından;
a-Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece karar gerekçesinde, yargılama sırasında davacı tarafından yapılan ıslaha karşı davalılarca ileri sürülen zamanaşımı defi dikkate alınarak 28.01.2015 tarihli ek bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunun açıklanmasına karşın, 12.08.2014 tarihli kök bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlar üzerinden fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisine neden olunmuştur.
Hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen YİBK. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırıdır.
b- 6100 sayılı HMK'nın “Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesine göre Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacının davalıya ait işyerinde resmi tatillerde 24 gün, dini bayram tatillerinde ise 28 gün çalışmak zorunda kaldığı beyan edilerek genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olarak toplamda 65,5 gün karşılığı genel tatil ücretinin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Esas açısından;
a-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b-Mahkemece takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarıyla kanıtlanan ve hüküm altına alınan fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili alacaklarından "karineye dayalı makul indirim" (takdiri indirim) yapılması yerinde ise de, yapılan % 55 oranındaki indirim hakkın özünü etkileyecek nitelikte çok fazladır. Yapılacak takdiri indirim oranı, makul olmalı, hakkın özünü etkilememelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.