SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin,, 26.11.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

3. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine ilişkindir.

4. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve tanıklar dinlenilmeden eksik inceleme sonucu hükümler kurulduğuna ilişkindir.

1. Sanık ...'ın ile ...'in eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek fiilen çalışması olmayan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ı, sanık ...'a ait iş yerinde çalışıyormuş gibi gösterdikleri ve katılan kurumu toplamda 9.206,11 TL zarara uğrattıkları iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanık ... savunmasında; 2009 yılında mali müşavir olan ...'e adına iş yeri açması için vekalet verdiğini ve karşılığında 800,00 TL aldığını, bu iş yerine hiç gitmediğini, diğer sanıkları tanımadığını belirtmiştir.

3. Sanık ... savunmasında; sanık ...'ı tanımadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.

4. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmalarında; sanık ...'a ait iş yerinde fiilen çalışmadıklarını belirtmişler, ayrıca sanıklar ..., ..., ... ve ... sanık ...'e isteğe bağlı sigortalılık işlemlerini yapması için her ay para belli miktarda para verdiklerini beyan etmişlerdir.

5. Mahkemece, sanıklar ... ve ...'in kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek mahkumiyetlerine hükmedilmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ise üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarını gerektirecek nitelikte kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle beraatlerine hükmedilmiştir.

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmesi karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça konu işe giriş bildirgelerinin dosya kapsamında bulunmaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde tespiti bakımından; öncelikle suça konu işe giriş bildirgelerinin ıslak imzalı bir şekilde fiziki olarak mı yoksa e-bildirge şeklinde elektronik ortamda mı verilip verilmediği hususunun Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorulması, işe giriş bildirgelerinin elektronik ortamda verilmesi halinde, sahte oluşturulmuş maddi varlığı haiz, somut bir belge olmadığından belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağının gözetilmesi, fiziki olarak verildiğinin tespiti durumunda ise ; suça konu belge asıllarının dosya arasına alınıp, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belge asılları incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının değerlendirilmesi, belge üzerindeki imzaların ve yazıların sanığa ait olup olmadığı hususunun sanıktan sorulması, kabul etmemesi durumunda, konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan yazı ve imzaların aidiyeti konusunda rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.01.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin,, 26.11.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B, C ve D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin,, 26.11.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.