SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj

HÜKÜMLER: Beraat

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli, 2015/41 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından beraatine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.10.2020 tarihli ve 4-2016/34927 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyizi
Dosya içeriğinden ve tanık beyanlarından suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediğinin anlaşıldığına, cezalandırılması talebine ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediğinden bahisle cezalandırılması talebine ilişkindir.

Mahkemece ''İddia, SSÇ'nin aşamalarda birbirleriyle tutarlı ve suçu kabul etmeyen savunmaları, katılan ...'in aşamalarda vermiş olduğu beyanlar, katılan ...'in aşamalarda vermiş olduğu beyanlar, tanık ... Keleş'in beyanı, SSÇ'ye ait 24.11.2014 tarihli genel adli muayene raporu, katılan ...'ya ait 22.11.2014 tarihli genel adli muayene raporu, katılan ...'ya ait 22.11.2014 tarihli cinsel muayene raporu,katılan ...'ya ait 24.11.2014 tarihli livata raporu, 24.11.2014 tarihli Olay ve Yakalama Tutanağı, katılan ...'nun SSÇ'ye yazmış olduğu mektup, katılan ... hakkında düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporu, SSÇ'ye ait telefon üzerinde Samsun Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 19/12/2014 tarihli inceleme raporu ve delil niteliğindeki tüm beyan ve tutanakların incelenmesi sonucunda 21.11.2014 tarihinde tanık ... Keleş, katılan ...'in SSÇ'yi evlerinin önüne çağırıp darp ettiği iddiasıyla soruşturma yapılıp kamu davası açıldığı, bu olaydan 1 gün sonra katılan ...'nun SSÇ tarafından cinsel istismara maruz kaldığına dair beyan verdiği, Cansu'nun beyanında 17/11/2014 tarihinde SSÇ'nin kendisine ayakta 5 dakikaya yakın bir süre cinsel istismarda bulunduğunu, SSÇ'nin penisini kendi vajinasına sokmaya çalıştığını, ancak kendisini sıktığı için SSÇ'nin cinsel organını kendi cinsel organına sokamadığını, SSÇ'nin daha sonra poposuna dokunduğunu, kendisinden habersiz uygunsuz fotoğraflarını çektiğini, bu olayları iki üç gün sonra ablasına anlattığını, katılan ...'nun annesi olan katılan ...'ın beyanında kızının 21.10.2014 tarihinde yanına gelerek SSÇ'nin kendisine yaptığı eylemleri anlattığını söylediği, tanık olan katılan ...'nun ablasının vermiş olduğu beyanında olaylardan haberi olmadığını ancak bir gün kızkardeşinin SSÇ ile mesajlaşmalarını gördüğünü ve SSÇ'yi mahalleye çağırdığını söylediği, görüldüğü üzere katılan ... ile katılan ... arasındaki beyanlarda kısmi çelişkilerin olduğu, tanığın katılan ...'nun beyanlarını tam olarak doğrulamadığı, ayrıca katılan ...'nun alınan cinsel muayene raporunda vajinasında herhangi bir darp veya cebir izi olmadığı, katılan ...'nun fiili livata raporunda fiili livataya uğramadığı, SSÇ ile katılan arasında geçen mesajlaşma içerikleriyle ilgili dosyada herhangi bir delil olmadığı, SSÇ'nin telefonunda yapılan incelemede katılan ...'ya ait herhangi bir fotoğrafın olmadığı mahkememizce sabit görüldüğünden SSÇ'nin savunmasının aksini gösterir herhangi bir delilin bulunmaması ve SSÇ'nin üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı anlaşıldığından SSÇ'nin üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar vermek gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Şantaj Suçu Yönünden
Yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.07.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. Anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüs ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli, 2015/41 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Şantaj Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli, 2015/41 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.