SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel
istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2012/344 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararı ile;
a. Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Kararın usul ve kanuna aykırı olması sebebiyle suça sürüklenen çocuk lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece '' Suça sürüklenen çocuk ... ile mağdur ...'nin birbirlerini tanıdıkları ve olay günü ise suça sürüklenen çocuk ... ile mağdurenin düğünde karşılaştıkları ve düğünden sonra suça sürüklenen çocuk mağduru ikametine bırakmak amacı ile düğünden ayrıldıkları ve yolda giderken sanığın cebir ve tehdit kullanarak mağdur ...'yi metruk bir binanın içine soktuğu ve burada mağduru ırzına geçtiği, mağdurun şikayetinden sonra mağdurdan alınan örneklerden suça sürüklenen çocuk ...'a ait DNA profilinin bulunduğunu tespit edildiği, suça sürüklenen çocuk ... aşamalarda alınan beyanlarında mağdura karşı cinsel istismarda bulunmadığını, mağduru olay günü gördüğünü ve düğünden sonra herkesin evine gittiğini beyan etmiştir. Yaşı küçük mağdur ise suça sürüklenen çocuk ...'ın kendisine karşı cinsel istismarda bulunduğunu istikrarlı bir şekilde anlatmış, ATK 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından yapılan muayene sonucu verilen raporda mağdurun olay sebebi ile ruh sağlığının bozulduğunu tespit edilmiş, suça sürüklenen çocuk ...'ın yaşı küçük mağdur ... ile birbirlerini tanıdıkları, suça sürüklenen çocuk ... tarafından mağduru olay günü düğünden sonra görmediğini iddia etmesine rağmen mağdurun üzerinden alınan DNA örneklerinden sanığın profiline rastlanılmış ve yaşı küçük mağdur yaşıtlarına göre olayı oluş şeklini istikrarlı bir şekilde anlattığı anlaşılmakla, 6545 sayılı yasa ile TCK'nın 103. Maddesinde yapılan değişiklikle sanık ... hakkında 103/1, 103/2,103/4 maddelerinin uygulanması gerektiği ancak değişiklikten önce haline göreyse TCK'nın 103/1-a, 103/2, 103/4,103/6 maddelerinin uygulanması gerektiği, eylemin niteliği ve suç kastına göre alt sınırdan uzaklaşılmasının gerektiren bir durumun bulunmadığı, bu durumda 6545 Sayılı Yasa ile yapılan değişikliklerin sanığın aleyhinde olduğundan TCK nun 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki Türk Ceza Kanunun 103 ve devamı maddelerinin sanık ... lehine olduğu, Mağdur ...'in beyanı ile muayene raporu, DNA raporu ile sanık ...'in eyleminin oluşuna uygun istikrarlı anlatımlarda bulunduğu, olayların oluş biçimi, mağdur ile sanık arasında husumet doğuracak herhangi bir durumun bulunmaması, hayatın olağan akışı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın eylemlerinin mağdura karşı cinsel istismar ve cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını oluşturduğundan sanık ... hakkında nitelikli cinsel istismar ve cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından cezalandırılmasına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.'' şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarıyla ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2012/344 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.