Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın, karardan sonra dosya Yargıtay aşamasında iken verdiği dilekçelerde sanıkla tartıştığını ancak tehdit edilmediğini belirtmiş olması karşısında, dilekçe içerikleri ile yargılama aşamasındaki anlatımlarından söz edilerek yakınanın ve gerekli görülürse tanık ... da yeniden dinlenerek varsa anlatımlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu gösterilip, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması zorunluluğu,
2-Kabule göre ise;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.