Resmi belgede sahtecilik suçundan; düşme
Dolandırıcılık suçundan; beraat

Her ne kadar katılan vekilinin mahkemeye sunduğu 22.12.2011 tarihli süre tutum dilekçesinde, sanıklar..., ... ve...'nın beraatlerine ilişkin hükmün temyiz edildiği belirtilmiş ise de, bu dilekçe başlığında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının belirtilmesi ve 21.02.2012 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde de sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat ve düşme hükümlerinin temyiz edildiğinin belirtilmesi karşısında, katılan vekilinin temyizinin sanıklardan..., ... ve... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen düşme ve beraat hükümlerine yönelik olduğu, sanık ... hakkında verilen hükümler ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle açılan kamu davasının tefrikine ilişkin hükme yönelen temyizinin bulunmadığı görülerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklardan...'nin Ölen ... adına 01.03.2000 ile 28.02.2008 tarihleri arasında SGK tarafından banka hesabına yatırılan toplam 34.086,82 TL parayı haksız olarak çektiği, suça konu son menfaatin 28.02.2008 tarihinde elde edildiği cihetle, gerekçeli karar başlığına yalnızca resmi belgede sahtecilik suçu bakımından yazılan suç tarihinin dolandırıcılık suçu bakımından 28.02.2008 tarihinin eklenerek mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, tespit edilen bu suç tarihine göre dolandırıcılık suçu bakımından zamanaşımının gerçekleşmediği, ayrıca mahkemece dolandırıcılık suçundan zamanaşımı nedeniyle kurulmuş düşme hükmünün bulunmadığı, yine sanıklar..., ... ve...' ya yüklenen resmi belgede sahtecilik suçlarından zamanaşımı nedeniyle düşme, sanıklar ... ve...'ya yüklenen kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından beraat kararı verildiği ve sanıklardan ... bakımından katılan vekilinin temyizinin bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki hükümlerin karıştırılması suretiyle ve tüm sanıklar bakımından temyiz varmış gibi sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat kararları ile dolandırıcılık suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerinin" onanmasını isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'nın dul maaşı almakta iken 19/01/2000 tarihinde ölen kayın validesi ...'nın maaşını haksız olarak almak amacıyla kayın validesi öldükten sonra 25/10/2000 günü Bursa 11. Noterliğinde 37281 yevmiye sayılı sahte vekaletnameyi düzenleterek kendisini ölen kayınvalidesine vekil tayin ettirdiği, bu sahte vekaletnameyi Ziraat Bankası Bursa Özel İşlem bürosuna ibraz edip ... adına 01/03/2000 ile 28/02/2008 tarihleri arasında SGK tarafından banka hesabına yatırılan toplam 34.086,82 TL parayı haksız olarak çektiği, ...'nın kayın validesi öldükten sonra sahte vekaletnameyi düzenletirken diğer sanıklar ... ile ...'u ...'nın kimliğinin tespiti için tanık gösterdiği, bu sanıkların da vekaletnameyi vekil eden sıfatıyla imzalayan kişinin ... olmadığını bildikleri halde tanıklık yapıp vekaletnameyi tanık sıfatıyla imzalamak suretiyle sahtecilik suçuna katıldıkları iddiasından ibaret eylemde, 1512 sayılı Noterlik Kanunun 82. maddesi gereğince noterler tarafından düzenlenen düzenleme şeklindeki belgelerin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle; sanıklar hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/2. maddesinin (5237 sayılı TCK.nun 204/1-3 md.) uygulanması gerektiğinin ve bu suç bakımından da zamanaşımının gerçekleşmediğinin gözetilmemesi, yine sanıkların üzerine atılı suçların asıl faili olan sanık ...'nın yakalanamamış olması, beyanlarının diğer sanıkların hukuki durumlarını, suçun unsurlarını etkileyecek mahiyette olabileceği gözetilmeden, sanıklar..., ... ve... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan dava bakımından suçun yanlış vasıflandırılması suretiyle zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle düşme, sanıklar... ve ... hakkındaki kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçları bakımından ise suç unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.