Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 114 ada 3 parsel sayılı 11300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.
Davacı ...'nin Kadastro Mahkemesinin 1994/71-1997/25 E.K sayılı kesinleşen ilamında aynı tapu kaydına tutunarak 114 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara dava açtığı, dayanak tapu kaydının 114 ada 1 nolu parselin bir bölümünü kapsadığı belirlenerek bu bölümün davacı adına tapuya tesciline karar verildiği bu şekilde davacının tutunduğu tapu kaydına kapsam tayin edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın farklı olduğu gözetildiğinde Kadastro Mahkemesinin kesinleşen ilamının davacı aleyhine kesin hüküm teşkil ettiğinden söz edilemez, ancak güçlü delil niteliğindedir. Güçlü delilin aksinin de daha güçlü delille ispatlanması gerekir. Davacı tarafından daha güçlü delilin ibraz edilmediği dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu itibariyle doğru hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 4.00 TL harcın hükmü temyiz eden davacıdan alınmasınma, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.