Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin ...köyü, 2175 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 07.06.2007 tarihinde satın aldığını, davalının haksız olarak taşınmazda oturduğunu, yapılan ihtara rağmen boşaltmadığını, davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesi ile 07.06.2007 tarihinden dava tarihine kadar toplam 16.930,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazı inşaat elektrik işleri karşılığında müteahhit ...'dan haricen satın aldığını, yaptığı iş haricinde 18.000,00 TL de nakit verdiğini, toplam 40.000,00 TL'ye kaba inşaat olarak aldığını, 15.000,00 TL de iç dekorasyona harcadığını, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen 2013/215 Esas sayılı dosyada davacı vekili; davacının ... İnşaat Ltd. Şti ve ...'a olan güveni ile iç ve dış duvarları örülü olarak kaba inşaat halinde dava konusu taşınmazı teslim aldığını, dairenin içine oturulabilir ve yaşanabilir hale gelmesi için Ağustos 2004 yılında bir takım ince işlerin ve malzemelerin temini ve montajını yaptırdığını, davacının üzerine aldığı bütün edimleri yerine getirmesine rağmen söz konusu taşınmazın tapu devrini bir türlü davacıya vermediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL faydalı ve zorunlu masrafların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı tarafından dava konusu taşınmaza yapılan müdahalenin menine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 09.12.2014 tarihli ve 2014/11190 Esas, 2014/19221 Karar sayılı ilam ile elatmanın önlenmesi isteğine yönelik davacı tarafa taşınmazın değerinin açıklattırılması, bu değer üzerinden nispi harcın tamamlattırılması ve birleşen dava yönünden de olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda; birleşen dosyada tespit edilen dava konusu taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masraflar olan 25.376,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyada davalı ...'dan tahsili ile birleşen dosyada davacı ...'e verilmesine, faydalı ve zorunlu masraflar verilinceye kadar taşınmaz üzerinde birleşen dosyada davacı ...'e hapis hakkı tanınmasına, ana dosya yönünden davalı ...'in dava konusu İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, Mahmutbey Köyü 2175 ada, 15 parsele yapmış olduğu müdahelenin men'ine karar verilmiştir. Hüküm asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
ecrimisil, müdahalenin meni, zorunlu ve faydalı masraflar talebine ilişkindir..
1. Dosya kapsamında yapılan incelemede; gerekçeli karar evrakının tebliğinin 17.12.2018 tarihinde davalı- birleşen dosyada davacı vekiline tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin 28.01.2019 tarihinde sunulduğu 15 günlük temyiz süresinin geçmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı- birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
2.Davacı- birleşen dosyada davalı vekilin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 297/1-c fıkrasında (1086 s. HUMK'un 388/3), hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği; aynı Kanunun aynı maddesinin 2. fıkrasında ise (1086 s. HUMK'un 388/son) hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Asıl dava yönünden temyiz incelemesinde;
Davacı dava dilekçesinde 16.930,00 TL ecrimisil bedelini dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep ettiği ancak Mahkemece kurulan kısa karada ecrimisilin hüküm altına alınmadığı anlaşılmıştır. Gerekçeli kararda ecrimisil talebinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de kısa kararda ecrimisil hüküm altına alınmadığından kısa karar ve gerekçeli kararın çelişmesine neden olmuştur. Hal böyle olunca; Mahkemece önceki kararla bağlı olmaksızın HMK 297/2 md gereğince dava delikçesinde yer alan ecrimisil talebi hakkında, bir karar verilmesi gerekmektedir.
Birleşen dava yönünden temyiz incelenmesinde;
Davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmaza yaptığı zorunlu ve faydalı masrafları talep etmiş ise de birleşen dosyada davalı dava konusu taşınmazı çapa bağlandıktan sonra 24.03.2008 tarihinde satın almıştır. Birleşen dosyada davacı dava konusu taşınmazı müteahhitten satın aldığından 2004 yılında yaptığını iddia ettiği zorunlu ve faydalı masraflar talebini birleşen dosya davalısına ileri süremeyeceğinden birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair itirazların 1. bentte yazılı nedenlerle davalı- birleşen dosya davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.