Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, mağdurun veya ilgili bankanın zararını gidermek istediğine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı, Dairemizin bozma kararından önce sanığın sunduğu 28/05/2010 tarihli temyiz dilekçesinde, mağdurun zararını gidermesinin lehine olacağının kendisine bildirilmediğini beyan etmesine karşın bozma kararından sonra istinabe mahkemesinde alınan 14/08/2015 tarihli ifadesinde de sanığın zararı karşılamak istediğine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi, dosya kapsamında ilk aşamadan itibaren mağdurun banka hesap bilgileri ile üçüncü kişi konumundaki banka ve şube bilgilerinin açıkça belli olması, sanığın yüzüne okunan iddianamede de bu bilgilerin bulunduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki “1. no'lu” kısımda ileri sürülen sanığa yol gösterilmesi suretiyle bankanın zararını gidermesine imkan tanınması gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin 16.30 olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesine göre gecenin saat 17.30’da başlayacağı, suça konu eylemin ise saat 23.33'de gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmamış olması ile; bozma kararımızdan önce mahkemenin 12/04/2010 tarihli kararında sanık hakkında sonuç ceza olarak 2 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezasına hükmedildiği ve kazanılmış hakkın korunması bakımından 07/10/2015 tarihli kararda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-e. maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezasına indirilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece 2 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 02/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.