Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Asıl davada davacılar vekili; davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile süratle müvekkili sevk ve idaresindeki araca arkadan çarptığını, çarpmanın etkisi ile 6-7 metrelik istinat duvarından uçtuklarını, aracın içersinde müvekkili, eşi ve kızı bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, aracın ... adına kayıtlı olup Güven Sigorta A.Ş'ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi sigortalı olduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak için 5.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, Hüseyin için 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, Yasemin için 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araçla seyrederken davalı ...'in müvekkilinin bulunduğu sol şeride tecavüzü neticesinde oluşan kazada müvekkiline ait araçta 11.500,00 TL hasar meydana geldiğini belirterek 11.500,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

1. Davalı ... vekili; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araçla sol şeritte seyrederken sağ şeritte seyreden sevk ve idaresindeki aracın, müvekkilinin bulunduğu sol şeride tecavüzü neticesinde oluşan kazada in tam kusurlu olduğunu, nin vücudunda ve beyninde kalıcı hasarların oluştuğundan bahsedildiğini ancak buna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili; müvekkili şirketin temerrüde düşmesi halinde işleyecek faizin yasal faiz olarak hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin 05.12.2012 tarihli ve 2007/557 Esas 2012/705 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, için 1.442,36 TL, için 2.778,35 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacılar için ayrı ayrı 3.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı den tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 8.625,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş ile birleşen davada davacı-asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/6841 Esas, 2014/10429 Karar sayılı ilamıyla; davalı-birleşen davada davacı ...'in tüm, davacılar ile davalı Grapama Sigorta A.Ş.'nin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Mahkemece davacı sürücü ...'nin bilirkişi raporuna göre % 75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de davacının kaza nedeniyle yargılanarak mahkumiyetine karar verilen Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/198 Esas,2009/1132 Karar sayılı dosyasında verilen karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 18.04.2012 tarih 2011/16791 Esas,2012/10435 Karar sayılı kararı ile davacının asli kusurlu olduğunu, belirten bilirkişi raporu yönünden bozulmuş olduğu ve ceza mahkemesince bozma sonrası aldırılan yeni bilirkişi raporunda önceden değerlendirilmeyen tanık beyanları değerlendirilerek aldırılan bilirkişi raporunda ise davacı sürücünün tali kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi (6098 S.TBK'nun 74. maddesi) uyarınca, hukuk hakimi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranıyla bağlı değil ise de ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu ile bağlı olduğu açıktır. O halde, mahkemece, anılan ceza davası neticesinin beklenmesi, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Buna göre mahkemece, asıl dosya yönünden “davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 1.442,36 TL maddi tazminatın yine davacı ... için 2.778,35 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine”şeklinde hüküm kurulmuş ise de davacı tarafın davalı ... şirketine dava açılmadan önce ihbarda bulunduğunu ispat edemediği, bu nedenle davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği gözetilerek davalı Gropuma Sigorta A.Ş. yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, için 4.327,07 TL,için 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15.08.2007, davalı Groupama Sigorta A.Ş. (Güven Sigorta A.Ş.) yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile dava tarihi olan 26.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar için ayrı ayrı 3.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.875,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş'den (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; birleşen davanın takipsiz bırakıldığını, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, 03.03.2010 tarihli duruşmayı davacılar veya vekilin takip etmesi gerektiğini, davacı tarafın ilk kez 10.03.2009 tarihli duruşmayı, son olarak da 10.11.2020 tarihli duruşmayı takipsiz bıraktığını, 4 kez dava takipsiz bırakmış olmasına karşılık halen davanın görülmeye devam edildiğini, ceza davasının düştüğünü, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacıların emniyet kemerlerinin takılı olmadığının gözetilmediğini, kusuru kabul etmediklerini belirtmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı Groupama (Güven) Sigorta A.Ş'ye ZMSS ile sigortalı araç ile davacı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta A.Ş'ye ZMSS ile sigortalı aracın karıştığı 15.08.2007 tarihli trafik kazası sonucu asıl davada yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile birleşen davada araç hasar bedeli istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci) maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fırkası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalı ...'ye yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.