Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında Ziraat Bankası A.Ş.'ye karşı sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

1. Sanığın temyiz sebebi; somut bir nedene dayanmamaktadır.

2. Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın hataya düşürüldüğüne ve saire ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanığın, suçtan zarar gören bankanın kopya olarak oluşturulan banka veya kredi kartlarını kullanmak suretiyle yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.

2. Sanığın Türkiye'ye giriş çıkış tarihlerine ilişkin belge içeriğinden sanığın suç tarihlerinde Türkiye'de olduğu belirlenmiştir.

3. Mağdur ...'e ait 4475 **** **** 9512 numaralı banka kartının 20.05.2014 tarihinde Ziraat Bankasına ait Cebesoy Lojmanları-2 Kocaeli adresinde bulunan ATM'de kopyalandığı ve bu kopyalanan banka kartı ile İçmeler ATM'sinden 25.05.2014 tarihinde saat 14: 57'de 2.200,00 TL nakit çekim yapıldığı belirlenmiştir.
4. 20.05.2014 tarihinde saat 11: 46'da Ziraat Bankasına ait Cebesoy Lojmanları-2 Kocaeli ATM'sine kopyalama aparatının sanık ... tarafından takıldığı ATM'ye ait kamera görüntülerinden tespit edilmiştir.

5. Mağdur ...'e ait 4475 **** **** 9512 numaralı kopyalanan banka kartı ile İçmeler ATM'sinden 25.05.2014 tarihinde saat 10: 57'de 2.220,00 TL nakit çekim işleminin sanık ... tarafından yapıldığı ATM'ye ait kamera görüntülerinden tespit edilmiştir. Sanıkta görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu kabul etmiştir.

1. Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda sahte olarak üretilmesi veya oluşturulması durumunda aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin, sahte olarak oluşturulan kartların para çekme veya alışveriş harcamalarında kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle; Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan incelemede; sanık hakkında aynı mağdur banka olan Ziraat Bankası A.Ş'ye yönelik sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiaları ile ilgili Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/811 Esas sayılı davanın açıldığı, Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarih 2017/811 Esas, 2023/388 Karar sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinden sanık hakkında Ziraat Bankası A.Ş'ye karşı eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 5 yıl 6 ay 15 gün hapis ve 171.300,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve ilgili hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.10.2023 tarihinde verilen düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği ve suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdur bankaya karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek sonuç cezanın kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, sanık hakkında Mağdur ...'e ait 4475 **** **** 9512 numaralı banka kartının 20.05.2014 tarihinde Ziraat Bankasına ait Cebesoy Lojmanları-2 Kocaeli adresinde bulunan ATM'de kopyalandığı ve bu kopyalanan banka kartı ile İçmeler ATM'sinden 25.05.2014 tarihinde saat 14: 57'de 2.200,00 TL nakit çekim yapıldığı iddiası ile kamu davası açıldığı gözetilmeden gerekçede; ''mağdurun Müştekinin Ziraat Bankası Baç Kocaeli Şubesine kayıtlı 509***01 nolu hesabı ve bu hesaba bağlı ATM kartının olduğu, hesabından rızası dışında 800 TL para çekildiğini öğrenerek bankaya ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunması ile başlatılan hazırlık soruşturmasında,.... sanıklar tarafından 02.05.2014 tarihinde Cebesoy Lojmanları-2 Kocaeli adresindeki Ziraat Bankası ATM'sinden kopyalama aparatı takarak kopyaladıkları, oluşturdukları sahte kartla 05.05.2014 tarihinde saat 22: 30 sıralarında her iki sanığın Ziraat Bankası İstanbul Ataköy adresindeki 2289 numaralı ATM'de kullanarak 800,00 TL müştekinin hesabından para çektikleri'' belirtilerek 5237 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması suretiyle çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe bölümünde; "asgari hadden ceza tayini sureti ile cezalandırılmasına karar verildiği'' belirtilmesine rağmen, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında ''asgari hadden ceza tayini sureti'' cezalandırıldığı belirtilmesine rağmen devamında "takdiren ve teşdiden'' cezalandırıldığı belirtilerek alt sınırın üstünde ceza tayin edilmesi suretiyle kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmı ile gerekçe arasında ve hükmün kendi içinde çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yukarıdaki bentlerde belirtilen hususlar dışında sanığın, somut bir nedene dayanmayan, sanık müdafiinin, sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın hataya düşürüldüğüne ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünün (1-2-3) üncü bentlerinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.