T U T U K L U

İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/444 Esas, 2019/624 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2020/119 Esas, 2021/717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu madde ticareti yaptığından bahisle hakkında pek çok ihbar bulunan sanığın kaldığı barakanın kolluk görevlilerince izlendiği, 11.06.2019 günü saat 19: 20 sıralarında hakkında kullanmak için

uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan tanık Ercan D.'nin sanığın yanına geldiği ona 20,00 TL verdiği, sanığın da barakaya girip bir içimlik esrar getirip tanık Ercan’a verdiği, tanık Ercan’ın sanığın yanından uzaklaşmasıyla kolluk görevlilerince durdurulduğu, üzerinden çıkardığı bilgisayar kullanım talimatı kitapçığından koparılmış bir kağıda sarılı vaziyette olan içime hazır daralı 0,84 gram gelen esrarı polis memurlarına verdiği ve ayrıca polis memurlarına bu esrarı 20,00 TL karşılığında sanıktan satın aldığını söylediği, bu olaydan sonra barakanın izlenmeye devam edilirken saat 21: 15 sıralarında, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan tanık Halil ... P.'ın sanığın kaldığı barakaya girdiği, 3-4 dakika kadar kalıp çıktığı, bir süre sonra uzaklaştığı esnada kolluk görevlilerince durdurulduğunda tanığın üzerinden çıkardığı yine "bilgisayar kullanım talimatı" kitapçığından koparılmış bir kağıda sarılı vaziyette daralı 1,01 gram gelen esrarı kolluk görevlilerine uzattığı, sorulduğunda esrarı sanıktan 20,00 TL karşılığında satın aldığını söylediği, ayrıca sanığın kaldığı barakada arama yapılmasından evvel sanığa barakada veya üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sanığın, barakasının önünde bulunan bir at arabasından alıp getirdiği yine "bilgisayar kullanım talimatı" kitapçığından koparılmış bir kağıda sarılı vaziyette 2,14 gram gelen esrarı polis memurlarına teslim ettiği, sanığın kaldığı baraka içerisinde yapılan aramada ise bir koltuğun yanında içerisinde bazı yaprakları kopartılmış "bilgisayar kullanım talimatı" yazılı bir kitapçığın ele geçirildiği olayda; sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığına dair istihbari bilgi bulunması yanında sıcağı sıcağına alınmalarına ilaveten, sanığı canlı teşhis ettiklerine dair 12.06.2019 tarihli tutanak, tutanak mümzilerinin anlatımları, sanığın kaldığı barakada uyuşturucu madde ele geçirildiğine dair tutanaklar, tanıklar Halil ... ve Ercan’ın müdafilerinin de hazır olduğu ortamda verdikleri 12.06.2019 tarihli hazırlık anlatımı, adı geçen tanıklarda ele geçen uyuşturucu maddenin satışa hazır halde bulunuşu yanında uyuşturucu maddelerin sarımda kullanılan kağıdın, sanığın kaldığı yerde ele geçen kitapçıktan koparıldığının tespit edilmesi gibi tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı kanaatine varılmış.
Yapılan keşif esnasında ve bu keşif sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre; satışın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında belirtili yerlerde ya da bu yerlere 200 mt mesafedeki umumi veya umuma açık bir yerde yapılmadığı belirlendiğinden (yani, uyuşturucu madde ticaretinin sanığın ikamet ettiği baraka içerisinde gerçekleştiği) 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına mahal olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak;

Sanığın, 11.06.2019 günü fiziki takip tutanağına göre saat 19.20 sularında tanık Ercan D.'ye ve aynı tarihte fiziki takip tutanağına göre saat 21.15'te tanık Halil ... P.'a uyuşturucu madde satışının gerçekleştiği, adı geçen tanıkların rızaen teslim ettikleri maddelerin İzmir KPL'nin 20.06.2019 tarihli raporuna göre THC etken maddesi ihtiva eden ve esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisi oldukları, bu şartlar altında sanığın sabit olan eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin tatbik edilmesi gerektiği sonuç ve kabulüne varılmıştır. Tanıklardan uyuşturucu maddelerin ele geçmesinden sonra Cumhuriyet savcısı kararı ile sanığın barakasında yapılan aramada KPL raporuna göre net 0,4745 gram THC etken maddesi ihtiva eden ve esrar elde edilmesine elverişli hint kenevir bitkisinin ele geçtiği gibi baraka içinde sayfaları yırtık bilgisayar kullanma kılavuzunun bulunduğu, tanıkların rızaen teslim ettiği uyuşturucu maddelerin de bilgisayar kullanım kılavuzundan yırtılmış sayfa parçalarına sarılı olduğu, ayrıca fiziki takip tutanağına göre alışverişlerin sabit olduğu, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Suç tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığı tanık Halil ... P.'ın, sanığa ait barakaya girerek içeride 3-4 dakika kaldıktan sonra dışarıya çıktığı ve sonrasında polis tarafından durdurulduğunda üzerinde bulunan, sanıktan aldığı uyuşturucu maddeyi rızaen teslim ettiği anlaşılan olayda, uyuşturucu madde alışverişinin aleni olmayan ortamda gerçekleşmesi sebebiyle sanığın bu eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin tatbik kabiliyeti bulunmamakta ise de, sanığın, tanık Ercan D.'ye barakanın dışında aleni ortamda gerçekleştirdiği uyuşturucu madde satışı sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin tatbik şartlarının oluştuğu sonuç ve kabulüne varılmıştır. Bu yönüyle yerel Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebinin usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir.
İlk derece mahkemesi hükmünde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin tatbikine karar verildiği sırada tekerrüre esas alınan ilamın esas numarasının sehven yanlış yazıldığı, bu ilamın ikinci kez tekerrüre esas alınma şartlarını taşıdığı halde bu husus gözardı edilerek sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı, öte yandan tekerrüre esas alınan ilamda yer alan ceza miktarı 5 yıl 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası olduğu halde, adli sicil kaydında yer alan bu cezanın sadece 5 yıl 10 ay hapis cezasına ilişkin bölümünün tekerrüre esas alınmış bulunduğu, yerel Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf talebi kül halinde kabul edilerek yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında yasal şartları taşıyan Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/316 Esas, 2014/445 Karar sayılı ilamında yer alan 5 yıl 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet ikinci kez tekerrüre esas alınmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2020/119 Esas, 2021/717 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.