SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 Tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/274 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında

1. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine,

2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk lehine verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi
Mahkeme kararını temyiz ettiğine ilişkindir.

Mağdure ... ile suça sürüklenen çocuğun facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden tanışarak arkadaş oldukları ve görüşmeye başladıkları, olay tarihinde yani 2012 yılının Haziran aylarının sonlarına doğru suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin suça sürüklenen çocuğun evinde buluştukları, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi öptüğü devamında mağdurenin pantolonunu ve kendi üstünü çıkartarak mağdureyle anal yoldan cinsel ilişkiye girmeye çalıştığı, ancak mağdurenin kendisini sıkması nedeniyle cinsel organını sokamadığı, bu olaydan yaklaşık iki hafta sonra suça sürüklenen çocuğun mağdureye arayarak Rusya'dan hediye aldığını ve hediyeyi göstermek istediğini söylemesi üzerine mağdurenin yine suça sürüklenen çocuğun evine gittiği, evde tekrar suça sürüklenen çocuğun mağdure ile anal yoldan cinsel ilişkiye girmeye çalıştığı, ancak mağdurenin kendisini sıkması nedeniyle cinsel organını sokamadığı, bu olaydan sonra suça sürüklenen çocuğun mağdureyi ve mağdurenin arkadaşını arayarak elinde mağdureye ait uygunsuz görüntüler içeren video görüntüleri bulunduğunu belirterek mağdureden kendi evine gelmesini istediği, suça sürüklenen çocuğun suçlamaları kabul etmediği, raporların alındığı, tanıkların dinlendiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından mahkeme hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak, mağdurenin aşamalardaki beyanları, suça sürüklenen çocuk savunmaları, raporlar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun kendi evlerinde bulundukları sırada mağdureye yönelik anal yoldan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar eylemine ilişkin başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel olmaksızın kendiliğinden bıraktığı ve cinsel organıyla mağdurenin anüsüne sürtünme şeklinde gerçekleşen eylemin mevcut haliyle 6545 sayılı kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilip hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamedeki çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 tarihinde karar verildi.