Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/365 Esas, 2018/602 Karar sayılı kararı ile sanığın 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan netice 3 yıl 4 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/1249 Esas, 2019/1710 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanığın 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan netice 3 yıl 4 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesi tarafından, sanığın iş yerinde ele geçirilen bültenler, oynanmış bahis kuponları, 12 rulo kupon yazıcısında kullanılan boş kağıt ve diğer deliller ışığında sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporu yetersiz bulunarak, sanığın 7258 sayılı Kanun'a aykırı şekilde bahis oynattığı sitelerin yurtdışı kaynaklı olup olmadığının belirlenmesi açısından sanığın iş yerinde ele geçirilen bilgisayar sabit diskleri üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, neticede sitelerin yurtdışı kaynaklı olduğu tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, ancak sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydı bulunduğundan hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/1249 Esas, 2019/1710 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 tarihinde karar verildi.