B O Z M A Ü Z E R İ N E
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine,
b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 8000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine,
c. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci,62 nci, 52 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
1. Sanık ...; suç kastının bulunmadığını hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2. Sanık ...; atılı suçları işlemediğini, eksik inceleme ile hakkında mahkumiyet hükümleri verildiğini belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
1. Katılan ...'nın 26.10.2011 tarihinde kullanmakta olduğu telefon ile arandığı, arayan şahsın katılan adına PKK Terör Örgütü'nün hesabından para çekip kullandığını, bildireceği hesap numarasına para yatırmasını, gönderdiği paraların seri numarasını alıp terör örgütünün peşinde olduğunu bu nedenle kimseye birşey söylememesi yönünde telkinde bulunduğu, kendisini bu durumdan kurtaracağı yönünde sözler söyleyerek katılanı aldattığı, katılanın bunun üzerine sanık ... 'un Yapı Kredi... Şubesi'nde bulunan hesabına 3.995,00 TL para havale yaptığı, katılan ...'ın 30.09.2011 tarihinde kullanmakta olduğu telefonun arandığı, arayan şahsın katılana 10 günden beri dinlendiğini, hesabından ...'da bir terör örgütüne yardım yapıldığının tespit edildiği, bankada bulunan paraların seri numaralarının alınabilmesi için hesabında olan paralarını çekmesi ve bildireceği hesap numarasına yatırmasını, paraların seri numaralarını alarak terör örgütü mensuplarını tespit edeceği sözlerini söylerek katılanın aldattığı, katılanı bunun üzerine sanık ...'un Yapı Kredi Bankası'nda bulunan hesabına 1186,00 TL para gönderdiği, katılan ...'ın 23.11.2011 tarihinde kullanmakta olduğu telefonun arandığı, arayan şahsın katılana kendisinin "... isimli başsavcı" olduğunu, kimlik numarası ile 195.000,00 TL kredi çekildiğini ve onu araştırdıklarını, bankamatik yoluyla dolandırıcılık yapanları yakalamak için yardımcı olmasını istediklerini, bir miktar parayı bankamatiğe yatırmasını, kendilerinin paraların seri numaralarına bakıp yatırdıklarını, şahısları takip ettiklerini, bir gün sonra parayı geri vereceğiz dediği, katılan ...'ın sanık ...'ın hesabına 2.800 TL havale yaptığı, sanık ...'ın 25.11.2011 tarihinde bankadan parayı çekmeye gittiğinde üzerinde bankamatik kartıyla birlikte yakalandığı bu suretle sanıkların üzerine atılı suçu işledikleri iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar suçu işlemediklerine ilişkin beyanda bulunmuşlardır.
3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanıkların savunmaları, banka yazıları, iletişim tespit yazıları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıkların atılı suçu işledikleri kanaatine varılmıştır.
A.Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı dolandırıcılık ve sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçları yönünden
1. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezaları ertelenirken hapis cezası olarak açıkça yazılması gerekirken "sanıklara verilen cezaların 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ayrı ayrı ertelenmesine," şeklinde yazılmışsa da 5237 sayılı Kanun'un 51 nci maddesinin hapis cezasının ertelenmesini düzenlediği bu nedenle sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının ertelendiği adli para cezalarının ise ertelenmediği anlaşılmakla, tebliğnamede bu husustaki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçu yönünden
1. Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 11.05.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 07.06.2018 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci inci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 30.09.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A.Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı dolandırıcılık ve sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçları yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçu yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle... Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/72 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.