Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2012 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesi delaletiyle 268 inci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davada Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2015 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesi delaletiyle 268 inci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 1.260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 03.03.2016 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2021 tarihli ve 2021/10764 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2021 tarihli ve KYB-2021/96907 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2021 tarihli ve KYB-2021/96907 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Akyurt Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi gereğince hükmolunan 1 yıl hapis cezası üzerinden, anılan Kanun’un 269/1. maddesi gereği 4/5 oranında indirim yapıldığında 2 ay 12 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde, sanığa fazla ceza tayini ile 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesinde ve sonrasında anılan Kanunun 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 2 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, 2 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilerek, aynı Kanunun 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 1.200,00 Türk lirası yerine, 1.260,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmolunmak suretiyle fazal ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu hükümde, hükümlü hakkında yargılama konusu başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesi delaletiyle 268 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 1 yıl temel hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 269 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4/5 oranında indirim yapılırken hapis cezasının "2 ay 12 gün" yerine "2 ay 15 gün" olarak tayini, bu cezanın üzerinden Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca yapılan indirimde hapis cezasının "2 ay" yerine "2 ay 3 gün" olarak belirlenmesi ve Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 2 ay 3 gün üzerinden paraya çevrilerek sonuç cezanın "1.200,00 TL" yerine "1.260,00 TL" adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2015 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden,
"Hükmün ikinci paragrafında yer alan "2 ay 15 gün" yerine "2 ay 13 gün", hükmün üçüncü paragrafında yer alan "2 ay 3 gün" yerine "2 ay", hükmün beşinci paragrafında yer alan "2 ay 3 gün" ibaresi yerine "2 ay" ve aynı paragrafta yer alan "1.260,00 TL" yerine "1.200,00 TL" yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.