Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraatine karar verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği,
1. İcra hareketlerinin tamamlandığına,

2. Suçun sanık tarafından ikrar edildiğine,

3. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Dava konusu olay; olay günü mağdur ...'in sanığa ait ... Danışmanlık ve Çağrı Merkezi tarafından arandığı, adına kayıtlı Turkasistcart'ın iptali için kredi kartı bilgilerini istediği, mağdur ...'in müsait olmaması nedeniyle arayan kişiyi eşi mağdure ...'e yönlendirdiği, aynı şahıs tarafından mağdure ...'in aranarak söz konusu kartın iptali için ısrarla kredi kartı bilgilerinin talep edildiği, mağdure ... tarafından kredi kartı bilgilerinin şahsa verildiği, bunun üzerine yaptıkları kontrolde kredi kartlarından bilgileri dışında 600,00 TL çekim yapıldığını fark etmeleri üzerine şikayetçi oldukları iddiasına ilişkindir.

Oluşa ve dosya kapsamına göre, dosyadaki olgular itibarıyla sanık ...'nin sahibi olduğu ... Danışmanlık ve Çağrı Merkezi isimli iş yerinde kullanılan 0541 *** 41 00 numaralı hattan aranan mağdure ...'e Turkasistcart'ın iptal edileceği söylenerek, mağdureden, eşi mağdur ...'a ait kredi kartı bilgilerinin alındığı ve akabinde kredi kartından ... Danışmanlık adına mail order yöntemi ile 600,00 TL harcama yapıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar "Danışmanlık şirketi sahibi olduğunu, şirket bünyesinde kullanılan telefonlarla aranan müşterilere yol yardımı, çilingir, indirim kartlarına yönelik danışmanlık hizmeti verildiğini ve suç işleme kastı bulunmadığını,'' beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi, danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı v.b." gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, Asist Kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile derdest dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketin de bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, keza harcamanın şirket adına yapıldığı, bu bağlamda şirket yetkilisi sanık ...'nin bu durumu bilerek hareket ettiği ve eyleminin sabit olduğu sanığın eyleminin ''Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama'' suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, mağdurların uğradığı zararın sanık tarafından soruşturma aşamasında giderildiği hususu da gözetilerek, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.