Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkındaki cezanın ertelenmemesi gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
06.12.2013 suç tarihli ana dosyada kargo aktarma merkezinde usulüne uygun olarak yapılan aramada göndericisi sanık olan bir adet kolide 181 karton kaçak sigara, birleşen 29.05.2013 suç tarihli dosyada ise uygulama noktasında durdurulan bir kargo firmasına ait araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada göndericisi sanık olan iki kolide 342 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında her iki dosya nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü madddesinin onsekizinci fıkrası gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında, her iki olayda ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu kabul etmiş, bozma sonrasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında her iki dosyada ele geçen kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerlerinin iki katını ödeyip ödeyemeyeceği ayrı ayrı sorulmuş, sanık maddi durumu nedeniyle ödeme yapamayacağını beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
El konulmayan ve iddianame ile müsaderesi de talep edilmeyen nakil aracı hakkında mahkemece herhangi bir hüküm kurulmadığı, dolayısıyla ortada temyize konu edilebilecek bir karar bulunmadığından katılan kurum vekilinin nakil aracı yönüyle yaptığı temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanığa bozma sonrasında ele geçen sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ihtar edilerek, cezasında indirim yapılacağının ihtar edilmesi karşısında, ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/552 Esas, 2023/350 Karar sayılı ilamıyla da belirtildiği üzere sanığa etkin pişmanlık kapsamında ihtar edilen miktarı ödemesi hâlinde yargılama neticesinde mahkûmiyetine karar verilmesi durumunda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı hususunun açıkça belirtilmemesinin somut olay kapsamında sanığın ödememe iradesini değiştirmeyeceğinin anlaşılması nedeniyle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesi uygulandıktan sonra, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının (7423 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Birleşen 29.05.2013 suç tarihli dosyada ele geçen kaçak sigaralarla ilgili mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği
anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.