Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Sanığın iftira suçundan verilen hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde:
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2021/1192 Esas, 2021/1429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükme ilişkin istinaf talebinin incelemesinin, duruşma açılarak yeniden değerlendirilmesi için, sanık hakkında iftira suçundan açılan davanın tefrikine karar verilerek yeni esasa kaydedildiğinin anlaşılması karşısında, ortada temyizen incelenecek herhangi bir hüküm bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2)Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde:
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3)Sanığın hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin haksız ceza aldığı ve asıl mağdurun kendisi olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeyerek ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlandığından, bölge adliye mahkemesince aynı Kanun'un 280/1-h maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği isteme uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.